HUTBE - İbadette Devamlılık Esastır (Hicr: 99)
Muhterem Müslümanlar!
İbadet: Allah’a kulluk etmek, itaat etmek, Mevla’mızın, yüceliğini kabul ederek, onun karşısında her türlü isyan ve direnişi bırakıp tam teslimiyet içinde ona boyun eğmektir. İbadet, kulun Allah’a karşı saygı ve tazimi olup, kulun asli görevidir.
Nitekim bununla alakalı olarak yüce Rabbimiz:
“Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.”(1)
fermanıyla insanoğlunun misafirhane-i dünyaya asıl gönderiliş gayesinin sadece Allah’a kulluk ve ibadet olduğunu açıklamaktadır.
“Hanginizin daha iyi amel işleyeceğini denemek için, ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O, azizdir, gafurdur, her şeye galiptir, çok affedendir.”(2)
buyurarak kulun amellerinden sorumlu olduğunu hatırlatmaktadır.
Muhterem Müminler!
Yüce Rabbimiz: “Ölüm gelip seni buluncaya kadar Rabbine ibadet et.”(3) Emr-i İlahisiyle tüm hayatımız boyunca, yani ölünceye kadar ibadet etmek zorunda olduğumuzu bize hatırlatmaktadır. İbadetlerde asıl olan devamlılıktır. Ramazan’da elde ettiğimiz güzel alışkanlıkları Ramazandan sonra da devam ettirelim. Zira Peygamberimiz bununla alakalı olarak “ İbadetin makbul olanı az da olsa devamlı olanıdır.” buyurarak makbul olanın devamlılığa bağlı olduğuna dikkatimizi çekmişlerdir.
Muhterem Müminler!
İbadetler ihlâs, samimiyet, Allah rızası için ve devamlı yapıldığı zaman asıl maksat hâsıl olmuş olur. Cenabı Hak:
“(Rasulüm!) Sana vahye dilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.”(4) buyurarak ibadetin insan üzerindeki tesirlerine işaret etmektedir.
O halde değerli kardeşlerim, yaratılışımızın gayesine uygun bir şekilde hal ve hareketlerimize dikkat ederek ibadetlerimize samimiyetle devam edelim.
Ramazan’da elde ettiğimiz güzel kazanımlarımızı devam ettirelim. Unutmayalım ki; ömrünü ibadetsiz geçiren insan, kendine yazık etmiş olur.
............
1) Zariyat: 56. 2) Mülk: 2. 3) Hicr: 99. 4) Ankebut: 45. Diyanet Vakfı Meali.
Hazırlayan: Hutbe Komisyonu Sazak – 12 Ekim 2007
|