HUTBE - Hicret (Bakara: 218)
Muhterem Müslümanlar!
Kâfirlerin zulümleri tüm şiddetiyle devam ederken, Kâinatın Efendisi Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ve O’na gönül verenlerin Miladi 622 yılında, Mekke’den Medine’ye göç etmelerine HİCRET denir.
Hz. Peygamber (s.a.v.)’in tebliğ ettiği İslam Güneşi’nin insanlar arasında yayılmasıyla menfaatlerine zarar geleceğini düşünen Kureyş’in ileri gelenleri; İslam’ı ve Müslümanlığı kendi çıkarlarına aykırı görüyorlar ve bu kutsal dinin insanlar arasında yayılmasını önleyebilmek ve ortadan kaldırmak için her türlü çareye başvuruyorlardı.
Darun-Nedve denilen mecliste Hz. Peygamberi öldürme planları yapıyorlardı. Çünkü İslam; insan olarak herkesi eşit sayıyor; efendi-köle, zengin-fakir ve soylu ayırımı yapmıyor, İslam’ın bu güzel prensibinin insanlar arasında daha fazla yayılmasını asla tahammül edemiyorlardı.
Muhterem Mü’minler!
Hz. Peygamber ve Müslümanlar Hicret’e kadar geçen 13 yıllık Tevhit mücadelesi içerisinde; Mekkeli müşriklerin baskısına, zulümlerine, işkencelerine, alaylarına, sindirme ve toplumdan dışlama gibi insanlık dışı hareketlerine maruz kalmışlar, fakat asla yılmamışlardır.
Hareketlerin tahammül edilemez dereceye gelmesiyle Müslümanlara; Allah’ın emir ve izni ile Medine’ye göç etmelerine izin verilmişti. Ve böylece Müslümanlar; doğup-büyüdüğü, yurt edinip-yuva kurduğu yerlerini bırakıp, başka bir memlekete, yüce dinimizin yaşatılması ve yeryüzüne yayılması için ana, baba, eş ve çocuklarını hatta mallarını dahi Mekke’de bırakmak zorunda kalarak, kafileler halinde Allah rızası için Medine’ye göç etmeye başlayacaklardır.
Bu yönüyle Hicret; ulvi bir inanç uğruna gurbeti; vatan edinmektir.
Aziz Müslümanlar!
Her şeylerin Allah için göz kırpmadan terk eden muhacirleri bağrına basan, muhtaç oldukları halde onları kendilerine tercih eden, kendilerinden sonra onları anlamaya çalışan biz Müslümanlara fedakarlığı, kardeşliği, ahde vefayı, birlik ve beraberliği, değerlerin paylaşımını, saygı ve hoşgörüyü, insani değerleri öğreten; Medineli Müslümanların -yani ENSAR’ın- ibretli, meşakkatli, çilekeşlerin kıssasıdır; HİCRET!!!
Yüce Allah Kur’an’da; mealen;
“İman edip, Hicret eden ve Allah yolunda cihat edenler ve (Hicret edenleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar hakiki mü’minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol rızık vardır” buyurarak övmektedir.
Diğer bir Ayet-i Kerime’de ise;
“Muhakkak ki iman edenler, bir de Allah yolunda (yurtlarından) hicret edipte savaşanlar yok mu? İşte onlar Allah’ın rahmetini umarlar.
Muhterem Müslümanlar!
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Muhacirler ile Ensar dediğimiz Medineli Müslümanlar arasında hiçbir menfaate ve etnik yapıya dayanmayan, sadece insanların birbirlerini Allah için sevdikleri bir kardeşlik tesis etmiş ve kardeşlik temeline dayanan ilk İslam Topluluğunu Medine’de oluşturmuştur.
Çünkü kardeşlik; toplumu ayakta tutan en büyük kudrettir ve kuvvettir.
...........
1) Bakara: 218. Hazırlayan: Hulusi KIZILKAYA İmam - Hatip / Bozkurt / Denizli Sazak - 26 Aralık 2008
|