ANA SAYFA HUTBE MENÜ HİTABET HUTBE HUTBE DUALARI VEDA HUTBESİ 2006 2007 2008 2009 2010 2011

HUTBE - Ehl–i Beyt Sevgisi                                                                             (Ahzab: 56)

Muhterem Müslümanlar!

Ehl-i Beyt; lügatte “ev halkı” manasına gelir. Genel manada, Peygamber Efendimiz'in ailesini, hanımlarını, akrabalarını, torunlarını da içine alan bu tabir, özel manada Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Hz. Ali (r.a.) ile Hz. Fatıma (r.a.) validemizle beraber, o ikisinden devam eden neslini ifade eder.

Bizlerin Ehl-i Beyt’e karşı olan saygı, sevgi ve muhabbeti, Kur’an ve sünnete dayanmaktadır. Zira Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de, Ehl-i Beyt’e hitaben onlara şöyle iltifat etmektedir: “Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden, sadece şek ve şüpheyi (kötü huyları) gidermek ve sizleri temizlemek istiyor.”(1) Dolayısıyla Rabb’imiz Ehl-i Beyt kapsamına giren kişileri böyle bir iltifat ve şerefle yüceltmekte, fakat bununla beraber onlara İslâm’ı temsil etme yönüyle ağır sorumluluklar da yüklemektedir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) birçok hadisinde, Hz. Ali başta olmak üzere, kendi nesli hakkında ümmetine ikaz ve irşadda bulunmuş, Ehl-i Beyt’e karşı saygı dolu bir bakış oluşturmuştur.

Veda Hutbesi’nde beyan buyrulan şu Hadis-i Şerif, bu konuda en güzel örnektir ve biraz önce mealini okuduğum ayette geçen “akraba sevgisi” ifadesinin de tefsiri mahiyetindedir: “Size iki şey bırakıyorum. Onlara sahip çıktıkça yoldan çıkmazsınız: bunların birincisi Allah'ın Kitabı Kur'an-ı Kerim, diğeri de benim Ehl-i Beytim”(2)

Muhterem Mü’münler!

Ehl-i Beyt (a.s.); ilimde, takvada, ahlakta, şerefte, hak yolunda sebat göstermede, İslam’ı her şeylerini feda ederek korumada, zulüm ve tuğyana karşı çıkmada eşsiz insanlardır. Bu yüzdendir ki bütün Müslümanlar; Ehl-i Beyt’in sahip olduğu makamın, şerefin ve Allah’ın onlara tahsis ettiği faziletlerin, başka hiçbir kimsede olmadığında ittifak etmişlerdir.

Değerli Müminler!

Sevgi, insanı sevdiğiyle beraber olmaya götürmelidir. Sevmenin gereği de sevileni razı ve hoşnut etmektir. Dolayısıyla Allah’ı ve Peygamberi seven, Kur’an ve Sünnete tabi olmalıdır.

Hutbemi başta okumuş oluğum Ayet-i Kerime’nin mealiyle bitiriyorum:

“Şüphesiz Allah ve Melekleri Peygambere salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de O’na salât ve selam edin.”(4)

...........
1) Şûrâ: 23. 2) Aclunî, Keşfü’l-Hafa, II, 93. 3) Buhari Tefsir 26. 4) Ahzab: 56. Hazırlayan: Halil ÇATAL / İmam - Hatip / Çivril / Denizli                          Sazak – 23 Ocak 2009


© Ayhan Çetinkaya - Sazak