ANA SAYFA HUTBE MENÜ HİTABET HUTBE HUTBE DUALARI VEDA HUTBESİ 2006 2007 2008 2009 2010 2011

HUTBE - Gıybet ve İftira                                                          (Hucurat: 12)

Muhterem Müslümanlar!

İnsanların iyiliğine de kötülüğüne de sebep olan dil; insanı kimi zaman felakete sürükler, kimi zaman da kurtuluşa erdirir. Dilin felakete sürüklediği en önemli olaylardan birisi de gıybettir. Gıybet; sözün güzelliğini ve tesirini yok eden, kişinin hasetlik duygularını kabartan ve insanlar arasındaki sevgi bağlarını kopartan bir davranıştır.

Hz. Peygambere, “Gıybet nedir?" diye sorulduğunda: “Kardeşini hoşlanmadığı bir şeyi ile hatırlayıp konuşmandır.” diye cevap vermiş, "Ya söylediğim durum onda mevcut ise" denildiğinde: “Söylediğin şey onda var ise gıybet etmiş sayılırsın, yoksa ona iftira etmiş olursun.”(1)  buyurmuştur.   

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de, ”Ey iman edenler! Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! O halde (gıybet konusunda) Allah’tan korkun. Muhakkak ki Allah, tövbeleri kabul eden ve çok merhamet edendir.”(2)  buyurmuştur.

Aziz Mü’minler!

Gıybet gibi insanlar arasında fitne ve fesada yol açan kötü huylardan birisi de iftiradır. Bir kimsenin işlemediği bir suçu yapmış gibi anlatmak, onda bulunmayan bir kötülüğü varmış gibi göstermek, iftiradır.
Özellikle ahlaklı erkek ve kadınlar hakkında namuslarıyla ilgili konularda iftirada bulunmak büyük günahtır. Peygamberimiz (s.a.v.) "Helâk edici yedi büyük günahtan sakının"(3)  buyurarak iffetli kadınlara iftirada bulunmayı, büyük günahlar arasında saymıştır.

İftira, tarihin hemen her döneminde meydana gelen toplumsal bir hastalık; toplum hayatını dinamitleyen, dostlukları bitiren, yuvaları yıkan, insanların işlerini, itibarlarını, hatta bazen hayatlarını kaybetmelerine sebep olabilen çok kötü bir davranıştır. Allah katında da büyük bir günahtır. Kur’an’da: "Mümin erkekleri ve mümin kadınları işlemedikleri şeyler yüzünden incitenler, bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir."(4)

Değerli Kardeşlerim!

Özellikle namusa atılan iftira, sadece iftiraya uğrayana değil, onun yakın ve uzak çevresine de zarar verir ve şahsiyetlerini rencide eder.

Rasûlüllah (s.a.v.), ashabını irşad ederken onlara, “Kişiye günah olarak her duyduğunu söylemesi yeter.”(5) buyurarak, dilimize sahip çıkmamızı ve duyulan her sözün anlatılmaması gereğine  işaret etmiştir.

Günümüz dünyasında insanlar; rekabet, çekememezlik, kıskançlık gibi sebeplerle birbirleri aleyhine çeşitli iftira, itham ve karalamalar yapmakta ve böylece evrensel ahlak kurallarını da ihlâl edebilmektedirler.

Netice itibariyle gıybet ve iftira, hem ferdi, hem de toplumu rahatsız eden, insanlar arasındaki sevgi bağlarını koparan, nefret ve düşmanlığa sebebiyet veren büyük günahlardandır.

Hutbemi yukarıda okuduğum hadis-i şerifin mealiyle bitiriyorum: “Her kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa; ya hayır söylesin, ya sussun.”(6)


1) Tirmizî, Birr, 23, H.no:1934; Ebu Davud, Edeb, 35 H.no:4874. 2) Hucurat ,12. 3) Buhârî, Vasâyâ, 23, III, 195; Müslim, Îmân, 144, I,91. 4) Ahzâb ,58. 5) Ebu Davud,Edeb,80. 6) Buhari ,Edeb,85; Müslim,İman,74.           
Hazırlayan: Mehmet DİNÇOĞLU/Gölbaşı Vaizi               Sazak - 13 Şubat 2009


© Ayhan Çetinkaya - Sazak