HUTBE - Mirac Gecesi (İsra: 1)
Muhterem Müminler!
İlahi lütuflarla dolu olan mübarek Mirac Kandiline 19 Temmuz Pazar gününü 20 Temmuz Pazartesi gününe bağlayan gece tekrar kavuşmanın manevi hazzını yaşıyoruz. İdrak edeceğimiz Mirac Kandilinin İslam Âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.
Değerli Mü’minler!
Mirac mucizevî bir hadisedir. Yüce Allah Peygamberlerini tebliğ ile görevlendirmiş, bunun beraberinde onları zaman zaman çeşitli mucizelerle de desteklemiştir. İşte Mirac, nübüvvetin 11. yılında çeşitli güçlüklerle mücadele ettiği bir esnada, Rabbimizin Sevgili Peygamberimize lütfettiği muhteşem bir moral desteğidir.
Yüce Allah, bu gecede, Sevgili Peygamberimize mülkündeki kudretini ve tasarruflarını, varlık âleminin insanın idrak ve müşahede gücünün ötesindeki sırlarını yakından göstermiş ve bu gecede birçok lütuf ve ihsanını tecelli ettirmiştir.
Aziz Mü’minler!
Mirac hadisesi Hicret’ten bir yıl önce (Miladi621 yılında) vuku bulmuştur. İki safhada gerçekleşen Mirac hadisesinin ilk bölümünde Cebrail (a.s.) Cenab-ı Hakk’ın izni ile Hz. Muhammed (a.s.)’i, “Burak”adı verilen bir binek vasıtasıyla, Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürdü. Bu gidiş hadisesine İSRA denir ve Kur’an-ı Kerim’in İsra Suresi’nin ilk ayetinde bu intikal şöyle anlatılır: “Kulu Muhammed’i bir gece Mescid-i Haram’dan kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Doğrusu O, her şeyi en mükemmel bir şekilde işitir ve görür.”
Gecenin ikinci bölümüne ise Mirac denir ki, Sevgili Peygamberimiz, Kudüs’ten Cebrail eşliğinde göklere yükseltilmiş ve orada bazı Peygamberlerle karşılaşmıştır. Nihayet Rasulullah, meleklerin dahi aşamadığı sınırlardan girmeye müsade olunmuş ve Cenab-ı Hakk’ın huzuruna çıkmıştır. Bu safhada vaki olan hadiseler Peygamberimizin hadislerinde anlatılmış ve Necm suresindeki ayetlerle Mirac’ın sırlarına işaret edilmiştir.
Değerli Müslümanlar!
Mirac hadisesinin müminleri ilgilendiren yönü, oluş şeklinden daha çok ortaya çıkardığı neticesi ve bu neticeden alınması gereken derslerdir. İsra ve Mirac olayının, Müslümanlar için en önemli sonuçlarından birisi hiç şüphesiz, namazdır. Namaz müminlere bir Mirac hediyesidir. Nasıl ki, Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Mirac’ta, arada hiç bir vasıta olmaksızın Allah’la buluştu ise, mümin de namazda vasıtasız olarak doğrudan Rabbinin huzuruna çıkma imkânına sahiptir. Onun içindir ki, Sevgili Peygamberimiz “Namaz müminin mi’racıdır” buyurmuştur. Bundan dolayı namazda bir mümin, huşu içinde Rabbi ile irtibatını sağladıkça, namaz onun için Mi’rac olacak, her türlü kirden arınabilecek ve Hakk’a yol bulacaktır.
Rabbimiz Mirac’da Sevgili Peygamberimize Bakara Suresinin son iki ayetini vahiy etmiş ve müminlerin, güç yetiremedikleri işlerden, unutmalarından veya hatalarından dolayı sorumlu tutulmayacakları belirtilmiştir. Ayrıca Mirac’ta, Allah’a şirk koşmak hariç, Rabbimizin dilemesi ile günahkârların affa mazhar olabilecekleri müjdesi verilmiştir.
Aziz Cemaat!
Mirac Kandilinin aydınlığını fırsat bilerek, yaptığımız yanlışlıklardan vazgeçmeliyiz. Günahlardan arınmalıyız. Allah sevgisi, insan sevgisi ile kalbimizi doldurmalı; yaratılanları hor görmemeliyiz. Hâsılı olgun bir mümin olmaya gayret göstermeliyiz.
Fitne, fesat, tefrika, gıybet ve iftira gibi, insanları birbirlerine düşman eden kötülüklerden uzak durmalı, dargınlık ve kırgınlıkları ortadan kaldırarak, bir ve diri olmalıyız.
“Müminler kardeştir”, “Tefrikaya düşmeyiniz” ilahi emirlerini hatırdan hiç bir şekilde çıkarmayarak cemaat olma şuurunu geliştirmeliyiz.
Mirac Kandili’nin tüm Müslümanlara ve insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyor, kandilinizi tebrik ediyorum.
HUTBE KOMİSYONU Sazak – 17 Temmuz 2009
|