HUTBE - Orucun Fazileti (Bakara: 183)
Değerli Müslümanlar!
İslam’ın temel esaslarından biri olan oruç, Allah’ın emri olan bir ibadettir. Oruç, belirli bir süre sadece yemek, içmekten ve nefsanî arzulardan uzaklaşmaktan ibaret değildir. Oruç, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in:
“Oruç tutan öyle insanlar vardır ki, kârları sadece açlık ve susuzluk çekmektir.”(1) sözünde belirttiği gibi belirli bir süre aç kalma olayı değildir. Oruç, köklü bir irade terbiyesi, insanı kötü alışkanlıklardan temizleyen ve iyi huylar kazandıran bir ahlak eğitimidir.
Orucun farz kılındığını bildiren ayette Allah-ü Teala şöyle buyurmaktadır:
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Ola ki korunup sakınırsınız.”(2)
Muhterem Müslümanlar!
Oruç, dilimizi yalandan, ellerimizi haram işlemekten, ayaklarımızı kötü işler peşinde koşmaktan, midemizi haram lokmadan, gözlerimizi harama bakmaktan, kulaklarımızı yalan ve dedikodu dinlemekten uzak tutmaktır. İşte oruçludan beklenen de budur. Peygamberimiz (s.a.v.)’in ve Rabbimizin oruç tutanlara vaat ettiği müjdelere de ancak böyle ulaşılabilir.
Oruç tutan organlarını da günahlardan ve kötülüklerden korumak zorundadır. Aksi halde bizi, kötü huylardan ve çirkin davranışlardan uzaklaştırmayan bir oruç gayesine ulaşmamış ve beklenen faydayı da sağlamamış olur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bizleri şöyle uyarıyor:
“ Kim yalan sözü ve yalanla amel etmeyi terk etmezse, Allah’ın onun yemesini, içmesini terk etmesine ihtiyacı yoktur.”(3)
Oruçlu iken bir süre aç ve susuz kalan varlıklı insanlar, açlığın ne demek olduğunu yaşayarak anlamış olurlar. Böylece yoksulların durumunu ve çektikleri sıkıntıları hatırlayarak onlara yardım elini uzatırlar. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Yanı başında komşusu açken tok yatan olgun mümin değildir.”(4)
İşte bu mali durumu yerinde olanların kulak vermeleri ve oruçtan anlamaları gereken önemli bir uyarıdır.
Kıymetli Müminler!
Oruç, kalplerdeki katılığı yumuşatır. Şefkat ve merhamet duygularının kalbe yerleşmesine vesile olur. Nefsin kötü arzularını kontrol altına alarak kişiyi ruhen yükseltir. Kafalara sosyal adalet fikrini, gönüllere şefkat ve merhamet duygularını yerleştirerek kişiyi maddeye bağımlılıktan kurtarır. Mal ve paraya olan aşırı hırsı önler.
Bunlara ilaveten orucun sağlık açısından da yararları vardır. Oruç, bir yıl boyunca çalışan vücudun dinlenmesini sağlar.
Sonuç olarak:
— Oruç, sevabı büyük olan bir ibadettir.
— Oruç, insanı cennete götürür.
— Oruçlunun duası kabul olur.
— Oruç, insanı her türlü kötülükten alıkor.
— Ve oruç, insanı Rabbinin rızasına götürür.
Hutbemi Hz. Lokman (a.s.)’ın oğluna verdiği öğütle bitirmek istiyorum:
“Evladım! Mide doyunca düşünce ölür. Hikmet dilsiz kalır. Uzuvlar ibadeti terk eder. Münacatın lezzeti ve fikrin tesiri kendileriyle olan kalp safiyeti ve gönül inceliği yok olur.”(5)
1) Buhari, “Savm”, 21. 2) Bakara:183. 3) Keşfu’l-Hafa, c.1, s. 425. 4) Beyhaki, 250, H. no:190. 5) Et-Terğib, II,108.
Hazırlayan: Mehmet İNCİ İmam - Hatip Çobanlar Camii / Tavas / Denizli Sazak-21 Ağustos 2009
|