HUTBE - Kadir Gecesi ve Nefis Terbiyesi (Kadir: 1,2)
Muhterem Müslümanlar!
İçinde önemli hadiselerin cereyan ettiği, önemli olayların meydana geldiği zamanlar diğer zamanlardan ayrılır. Bu müstesna zaman dilimlerinden biri de 15 Eylül Salı’yı 16 Eylül Çarşamba’ya bağlayan Kadir gecesidir. Bu gece Kur’an-ı Kerim’in dünya semasından Cebrail vasıtasıyla Peygamberimiz (s.a.v.)’e inmeye başladığı gecedir.
Aziz kardeşlerim!
Allah-ü Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de Kadir gecesinin, içinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlı olduğunu haber vermektedir. Hiç şüphesiz bu hayırlılık yaşantı ve davranışlarımızla ilgilidir. Yani bu gecede ilahi hoşnutluk içinde yapılan işlerin ve Salih amellerin Allah-ü Teâlâ katında değer ve sevabı, içinde Kadir gecesi olmayan bin aydan daha hayırlıdır.
Bu gecenin fazileti müstakil bir sure ile bildirilmiştir. Yukarıda okuduğum sure-i celile’de Yüce Allah (c.c.) mealen şöyle buyuruyor: “Şüphesiz, biz onu Kur’an-ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh(Cebrail) o gecede, rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”(1)
Muhterem müminler!
Bu gece, Ramazan ayının manevi ikliminde sürdürdüğümüz feyizli ve yoğun ibadetlerimizin ruhumuz üzerinde tesirlerini yakından hissedebilmek, yeni manevî hamlelere ve nefsi mücadelelere hazırlanabilmek için büyük bir fırsattır. Kendimiz, ailemiz ve milletimiz için dua etmeliyiz. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de bize, “Kim inanarak ve sevabını Yüce Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya ederse onun geçmiş günahları bağışlanır.”(2) diye hatırlatma yapmakta ve bu gece,“Allah’ım Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet.”(3) diye dua ederek bize örnek olmaktadır.
Değerli müminler!
Dünya fani, ömür kısadır. Ebedi olan ise âhiret hayatıdır. Dünyada yapılan her iyilik ve kötülüğün karşılıksız kalmayacağını bir gün hesaba çekileceğimizi biliyor ve inanıyoruz. Ama dünya hayatımızın muhasebesini en ince noktasına kadar titizlikle yaparken, acaba manevî hayatımızın muhasebesinde de aynı hassasiyeti gösterebiliyor muyuz? Yüce Rabbimizin:“Ey iman edenler, ilahi emirleri yerine getirmediğiniz takdirde-Allah’ın (sevgisinden mahrum olmaktan sakının! Herkes yarın için ne hazırladığına baksın.”(4) emrini duyuyor muyuz?
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in “Siz hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin”(5) ve“Akıllı kimse, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır.”(6) tavsiyelerine uyuyor muyuz?
Aziz Cemaat!
O halde önce bu gecenin kıymetini kavramaya çalışalım. Sonra da bu geceye değer katan Kitabımız Kur-an-ı Kerim’in mesajına kulak verelim. Her gecemizi Kadir Gecesi gibi mübarek bilip boş geçirmeyelim. İşte o zaman dünyanın gerçek huzurunu ve ahiretin ebedi saadetini elde etmiş oluruz.
Yüce Allah hepimize bu geceyi ihya edebilenlerden olmayı nasip etsin ve bu gece hepimize kutlu olsun.
1) Kadir Suresi. 2) Müslüm, itikaf,8. 3) Riyazüs-Salihin. 4) Haşr: 18. 5) Buhari Leyletül kadr 3. 6) Riyazüs-Salihin.
Hazırlayan: Hayri BULUT Sözleşmeli İmam-Hatip / Selcen / ÇAL / Denizli Sazak - 11 Eylül 2009
|