ANA SAYFA HUTBE MENÜ HİTABET HUTBE HUTBE DUALARI VEDA HUTBESİ 2006 2007 2008 2009 2010 2011

HUTBE - Mekke'nin Fethi                                                                                                                                                (Al-i İmran: 103)

Muhterem Müslümanlar!

İslam Tarihinin en önemli olaylarından biri de Mekke’nin fethidir. Mekke Şehri Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'in dünyaya teşrif buyurdukları, çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği kendine Muhammed-ül Emin isminin verildiği ve ilahi görevin verildiği mübarek bir beldedir. Ayrıca Hz. İbrahim (a.s.) Efendimiz zamanından beri tevhit inancının merkezi ve Müslümanların kıblesi olan Kâbe-i Muazzamanın bulunduğu bir şehirdir.  Kâbe’nin bu şehirde bulunması, Mekke'yi tarih boyunca cazibe merkezi kılmıştır.

Hz. peygamberin Mekke’nin fethine karar vermesine ve bu kararı gerçekleştirmesine sebep, Mekke Müşrikleriyle Müslümanlar arasında 10 yıllık bir süre için imzalanan Hudeybiye Antlaşmasını 2 yıl gibi kısa bir zaman geçmeden müşrikler tarafından bozulmuş…olmasıdır.

Peygamberimiz Mekkelilere haber göndererek antlaşma şartlarına uymalarını istedi. Mekkelilerin antlaşma şartlarına uymamakta ısrar etmeleri üzerine Peygamberimiz (s.a.v.) Mekke’yi fethetme kararı verdi. On bin kişilik bir ordu hazırlanarak Hicretin 8. yılı Ramazan ayında Mekke üzerine yürüdüler. İslam ordusu dört koldan şehre girdi. Peygamberimiz Mekke’nin kan dökülmeden alınmasını istiyordu. Bunun için ordusuna "Kesinlikle kan dökmeyin, silahlı çatışmaya girmeyin" emrini verdi. Ve öyle de oldu. Mekke şehri kan dökülmeden fethedildi.

Peygamberimiz Haremi Şerife gidip Kâbe’yi putlardan temizletti ve orada bulunan kalabalığa şu hutbeyi irat buyurdular. Resul-ü Ekrem Allah'ın birliğini, insanların eşit olduğunu geçmişteki kan davalarının kaldırıldığını anlattıktan sonra şu mealdeki ayet-i kerimeyi okudu. "Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Tanışasınız diye milletlere, kabilelere ayırdık, sizin Allah katında en şerefliniz ondan en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah bilir ve işitir."(1)

Değerli Müminler!

İslâm nurunu söndürmek için ellerinden geleni yapan Mekkeli müşrikler boyunlarını bükmüş haklarında verilecek kararı bekliyorlardı.
Peygamberimiz (s.a.v.) kendilerine sordular.     

-"Ey Kureyş topluluğu! Hakkınızda ne yapacağımı sanıyorsunuz?"
-"Onlar, sen asil ve şerefli bir kardeşsin" dediler.

Peygamberimiz (s.a.v.) de müşriklere; "Bu gün sizi kınamak yok, hepiniz serbestsiniz." buyurdu ve hepsini affetti. Yüce Peygamberin bu hareketi hem Mekke şehrini hem de gönülleri fethetmeye yetmişti. İnsanlığa en güzel fazilet ve ahlak dersi vermiş, sanki Mekke halkı, mağlup edilmiş bir millet değil hak ve vazifeler konusunda zaferi kazananlarla eşit duruma gelmişlerdir.

Her savaş taktiğini ümmetiyle istişare eden, hem Devlet Başkanı, hem Başkomutan olan "Âlemlere Rahmet" en yüce Peygamber; O ümmetle beraber insanlık tarihinde görülmemiş bir fetih ve bu fetihten daha iki yıl önce inen Fetih suresinde bildirilen bu zafer, hiç kan dökülmeden fethedilen şehir, Mekke’nin fethi böylece gerçekleşmiştir.

Aziz Kardeşlerim!

Mekke'nin fethedilmesi İslam fetihlerinin başlangıcı kabul edilmiştir. Bundan sonra müjdelendiği gibi kısa bir sürede İslam orduları İspanyaya kadar ilerlemiş ve İslamiyet dünyanın her tarafına yayılmıştır. Hutbemi Nasr suresinin mealiyle bitirmek istiyorum:

Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tesbihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O tövbeleri çok kabul edendir.”(2)

Mekke’nin fethinin, memleketimiz ve bütün İslâm Âlemi için hayırlara vesile olmasını ve Rabbimin bizleri kendisine kul Habibine ümmet olan kullarından eylemesini niyaz ederim.

1) Hucurat: 13.       2) Nasr: 1-3.  
Hazırlayan: Osman KILIÇ / İmam-Hatip / Dere Camii / Tavas / Denizli                                                                              Sazak - 1 Ocak 2010


<< Hutbe 2010 <<
© Ayhan Çetinkaya - Sazak