|
HUTBE - Ana Baba Hakkı (İsra:23)
Muhterem Müslümanlar!
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre bir adam Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e gelerek; "Ya Rasulallah! Halk içinde en iyi muamele yapmama en ziyade layık olan kimdir?" diye sordu. Rasul-ü Ekrem (s.a.v.): "Anne'ndir!" buyurdu. "Sonra kim gelir?" "Baban!" cevabını verdi."(1)
Bu hadis-i şeriften açıkça anlaşılmaktadır ki, ana ve baba, en fazla hürmet gösterilecek iki muhterem varlıktır. Hiç bir kimse, ana ve baba hakkını tan manasıyla yerine getirdiğini iddia edemez. Bu hususta yine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyururlar: "Hiç bir çocuk babasının hakkını layıkı ile ödeyemez, meğer ki baba başkasının kölesi olup ta onu satın alarak azad etmiş olsun."(2)
Cenab-ı Hak bir ayet-i kerimede: "Allah yalnız kendisine tapmamızı ve ana babaya iyilik etmeyi buyurmuştur. Eğer ikisinden biri veya her ikisi, yanında iken ihtiyarlayacak olursa, onlara karşı "öf " bile demeyesin, onları azarlamayasın, ikisine de hep tatlı söz söyleyesin"(3) diye buyururken bu ilahi tavsiyeye kulak vermeyen nice gafillerin mevcudiyetine şahit olmaktayız. Bir yanda ana ve babasına olmadık hakareti reva görenler, bir yanda bu iki velinimetini aç bırakarak mahkeme kapılarında nafaka temini için süründürenler. Evet maalesef bu gibi hadiseler, bizim cemiyetimizde, bizim içimizde cereyan etmektedir. Halbuki Cenab-ı Hak, anne ve babamıza karşı: "Onlara acıyarak alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: "Rabbim! Küçükken beni yetiştirdikleri için sen de onlara merhamet et" de"(4) ayeti mucibince davranmamızı emretmiyor mu?
Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz de: "Ana ve babalarının ihtiyarlık zamanlarında bunlardan birine veya her ikisine yetişip te (bunlara layık oldukları hürmette bulunmadıklarından dolayı) cennete giremeyen kimsenin burnu yerde sürünsün."(5) hadis-i şerifi ile dikkatimizi çekmiyor mu?
Aziz Cemaat!
Ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerden kat'iyyetle anlıyoruz ki, her halükarda ana ve babamıza iyi muamelede bulunmakla memuruz. Ancak bir evlad. ana ve babası tarafından Allah'a şirk koşmaya zorlandığı zaman bu teklifi reddedecektir. Bu husussa işaret eden ayet-i kerimede Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
"Ey insanoğlu: Ana-baba, seni, körü körüne bana ortak koşman için zorlarsa, onlara itaat etme; dünya işlerinde onlarla güzel geçin; bana yönelen kimsenin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz bana'dır. O zaman, Yaptıklarınızı size bildiririm"(6)
Şu ayet-i kerimeye de dikkatinizi çekerim. Allah-ü Teala şöyle buyurmaktadır:
"Allah'a kulluk edin, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve maliki bulunduğunuz kimselere iyilik edin. Allah kendini beğenip öğünenleri elbette sevmez."(7)
Müslümanlar!
İnsanoğlu şu hususu iyice düşünmelidir; kendisi hayatının ilk yıllarında mahlukatın en acizlerinden biridir. Devamlı olarak himayeye muhtaçtır. Anne kucağından daha şefkat dolu sığınılacak bir yer düşünülebilir mi? O anne ki, evladı için hiç bir fedakarlıktan kaçınmamıştır. Zaman zaman uykusuz kalmış, zaman olmuş aç kalmış, zaman olmuş yavrusunun hayatını kurtarmak için kendi hayatını feda etmiştir. Annenin evlat üzerindeki hukuku mevzuunda ne söylense azdır. Anne ve baba hukukuna işaret eden bir ayet-i kerimede Allah (c.c.) şöyle buyurur:
"Biz insana, ana ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Anne onu, güçsüzlükten güçsüzlüğe uğrayarak karnında taşımıştı. Çocuğun sütten kesilmesi iki yıl içinde olur, "Bana ve ana-babana şükret!" diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş bana'dır."(8)
Muhterem Cemaat!
Tavsiyeleriyle daima bize hayat veren Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) şu hadis-i şeriflerine de dikkat edelim. Rasulullah Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:
"Büyük günahlar, Allah'a şirk koşmak, ana ve babaya asi olmak, haksız yere adam öldürmek, yalan yere yemin etmektir."(9)
Yine Peygamberimiz (s.a.v.) bir diğer hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar:
"Sakın babalarınızdan yüz çevirmeyiniz. Her kim babasından yüz çevirirse (aile nimetine) küfretmiş olur."(10)
Müslümanlar!
Bu dünyada herkes er geç yaptığının karşılığını görür. Bir çocuk anne ve babasına nasıl muamele ederse, kendi evlatlarından da onu görecektir. Yarının gençleri ve daha sonra aile reisleri olacak olan bugünün çocuklarını, İslam'ın nurlu yolunda iyi bir şekilde terbiye edelim ve dilimizden şu ilahi duayı da eksik etmeyelim:
"Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, anamı, babamı ve inananları bağışla."(11)
1) Riyazü's Salihin: 1/275, 2) Riyazü's Salihin: 1/273, 3) İsra: 23, 4) İsra: 24, 5) Riyazü's Salihin: 1/276, 6) Lokman: 15, 7) Nisa: 36, 8) Lokman: 15, 9) Riyazü's Salihin: 1/288, 10) Tecrid-i Sarih Terc.: 12/271, 11) İbrahim: 41. DİYANET Sazak - 6 Ekim 1995 |