|
HUTBE 19 - İçki Ve Zararları (Maide:90)
Muhterem Müslümanlar!
Dinimiz, insana ve insan aklına değer veren yüce bir dindir.
Allah-ü Teala Kur'an-ı Kerim'de:
"Biz insanı en güzel biçimde yarattık." buyuruyor.(Tin:4)
Akıl ise. insanın zinetidir. Ona itibar kazandıran ve onu yaratılışındaki gayeye ulaştıran önemli bir özelliktir.
Bunun için Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.): "Aklı olmayanın dini yoktur." buyurmuşlardır.
İnsanın Allah'a yaklaşması, izzet ve şeref sahibi olabilmesi için akla ihtiyaç vardır.
Bunun için dinimiz insan sağlığının ve insanın en büyük özelliği olan aklının bozulmasına yol açan alkol ve benzeri bütün uyuşturucu maddeleri yasaklamış, kesinlikle "haram" kılmıştır.
Konumuz olan içkinin zararlarına gelince;
A) Tıbbın belirlediği kesin tesbitlere göre beden sağlığı açısından zararları:
*Mide hücrelerini tahrip eder, mide hastalıklarına yol açar.
*Böbreklerdeki süzülmeyi aksatır, yaralar meydana getirir.
*Akciğeri tahrip eder, görevini yapamaz hale getirir.
*Karaciğeri bozar 'siroz' hastalığına yol açar.
*Bağırsak hücrelerini uyuşturarak çalışmasını aksatır, bağırsak hastalıklarına sebep olur.
*İnsan beyninde ortalama 17 milyon hücre vardır. Bunlar, vücudun diğer hücrelerinden farklıdır. Öldürülünce yerine yenisi gelmez. Alkol bu hücrelerin azalmasına yol açar.
*Sindirim sistemi üzerinde açtığı tahribatla "felç" olaylarını kolaylaştırır.
*Kalp damarlarının yağlanmasına yol açar, kalbin çalışma düzenini bozar, ani ölümlere sebep olur. *Cinsiyet guddelerini tahrik ederek, insanı sonradan pişman olacağı gayr-i ahlaki durumlara iter, zührevi hastalıklara sebep olur.
*Akla zarar verir, muhakemeyi ve iradeyi zayıflatır, insanı gelişi güzel hareketlerle felaketlere sürükler. Ana rahminde çocuğa zarar verir, nesilleri bozar.
Netice olarak alkol, şişede durduğu gibi durmaz, bir zehir seli gibi vücutta girdiği her yeri tahrip eder. Bu konuda bir düşünür: "İnsan vücuduna alkol almak, makine yataklarına kum koymak gibidir." diyor.
B) Dini açıdan zararları:
*Allah'ı anmaktan alıkoyar.
*Günahları artırır.
*Kalbin kararmasına sebep olur.
*İmanı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya getirir.
*Melekleri insandan uzaklaştırır.
*Tüm kötülüklere ve tehlikelere kapı açar.
*Neslin bozulmasına sebep olur.
*Ferdi, ailevi ve toplumsal huzursuzluklar doğurur.
*İnsanı moral yönünden çökertir, iradesini kırar, güçlüklere mukavemetini azaltır, ümitsizliğe düşürür, kararsız yapar, intiharlara kadar götüren ruhi bunalımlara yol açar...
Bilumum alkollü içki içmek dinimizde "haram"dır.
Kur'an-ı Kerim'de şu ayet-i kerime ile yasaklanmıştır:
Muhterem Cemaat!
"Ey iman edenler, içki, kumar, putlar, fal okları şeytanın işinden birer pisliktir, bunlardan kaçınınız ki felaha eresiniz."(Maide:90)
İçilmesi haram olan (yasaklanan) içkinin alım-satımı da haram kılınmıştır.
Peygamberimiz (s.a.v.): "Allah-ü Teala şaraba, onu içene, ona sakilik edene, onu satana, onu satın alana, onu sıkana ve onu sıktırana, onu taşıyana ve kendisi için taşınılana ve parasını yiyene (bu gibileri rahmetinden uzaklaştırır) lanet etmiştir."(El-Camiu's-Sağir2/123)
İçki bir ihtiyaç değildir.
İçkiye özenti ile, ya da irade zayıflığı ile başlanır. Bunun için dinimiz, içki sofrasına oturmayı da yasaklamıştır. Bu konuda Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.):
“Allah'a ve ahiret gününe inan kimse üzerinde içki içilen sofraya oturmasın." buyurmuşlardır.(El-Camiu's-Sağir: 2/180)
Dinimiz, hangi isim altında olursa olsun içkinin her çeşidinin içilmesini yasaklamıştır. "Her sarhoşluk veren şaraptır ve her sarhoşluk veren de haramdır." ölçüsünü koymuştur.
Açıkça anlaşıldığı üzere günümüzde, rakı, likör, konyak, cin, votka, bira gibi çeşitli isimlerle anılan içkilerin hepsi haramdır. Adlarının değişik olması hükmü değiştirmez.
Peygamberimiz (s.a.v.) bir mübarek sözlerinde buna şöyle işaret buyuruyorlar: "Ümmetimden bir kısım insanlar, Allah'ın haram kıldığı içkileri çeşitli isimler altında içecekler..."(El-Camiu's-Sağir:2/139)
Alkolün yalnız sarhoşluk vereceği kadarı değil, azı da haram kılınmıştır. "Çoğu sarhoşluk verenin, azı da haramdır." prensibi ile konuya açıklık getirilmiştir.(a.g.e.2/142)
Dünya ve ahiret mutluluğunu engelleyen, ferdi, ailevi ve toplumsal huzursuzluklara yol açan alkol ve uyuşturucular için, anne-babaların ve ilgililerin gereken tedbirleri zamanında almaları zorunludur. Sağlam bir neslin yetiştirilmesinde bu tedbirlere ihtiyaç vardır. Bu tedbirlerin başında da, sağlam bir iman, Allah sevgisi ve Allah korkusu gelir.
Alkolün verdiği tehlike sinyallerini dikkate alan Avrupa ülkeleri de bu konuda çeşitli girişimlerde bulunmaktadırlar.
Son zamanlarda İngiltere'de hristiyan din adamları bile, alkolle mücadeleye bayrak açmışlardır.
Sonuç olarak her türlü kötülüğün anası; maddi ve manevi hastalıkların sebebi; ferdi, ailevi ve toplumsal huzursuzlukların kaynağı olan alkol ve uyuşturucuları kullanmak dinimizce kesinlikle yasaklanmıştır. Allah'a ve ahiret gününe (yaptıklarından sorguya çekileceğine) inananlar ona yaklaşmamalıdır. Başlamayanlar da damlasını vücudlarına almamalı, önceden içmiş olanlar ise, kesinlikle bir daha içmemeye söz verip, terkederek, Allah'tan bağışlanmalarını dilemelidirler.
Zira Allah, pişmanlık uyanların tevbesini kabul eder.
Cenab-ı Hak bu konuda:
"Şeytan şüphesiz içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister; artık bunlardan vazgeçtiniz, değil mi?"(Maide:91) buyruğu ile bizden içmeyeceğimize dair söz vermemizi istemektedir.
Biz de; Semi'na ve ata'na=işittik ve itaat ettik kavl-i şerifince, katresi bile haram olan içkiye yaklaşmayacağımıza söz veriyoruz.
-------
DİYANET Sazak - 21 Temmuz 1995 |