ANA SAYFA HUTBE MENÜ HİTABET HUTBE HUTBE DUALARI VEDA HUTBESİ 2006 2007 2008 2009 2010 2011
   

HUTBE - Ağaç Ve Orman Sevgisi                                                                                        (Nebe: 14-16)

Değerli Mü'minler!

Dünyamız insanı, hayvanı, ağaç ve ormanı ile güzeldir. İnsansız, hayvansız, ağaçsız ve ormansız bir dünya düşünülemez. Orman ve yeşili olmayan bir dünya cehennemden farksızdır. Halbuki dünyayı ağaçlandırıp, yeşillendirerek cennet gibi yapmak insanın elindedir.

Her insan, bilhassa her müslüman elinden geldiğince bu dünyayı da güzelleştirmeli, ağaç dikip, toprağı yeşillendirmelidir.

Ağaç ve orman vatanın süsü, canlıların nefesi, huzur ve sağlığın yegane garantisidir.

Ağaç dikmek yüce dinimizde ibadet sayılmıştır. Aslında dinimizde insanların için yapılan her iş ibadettir. Dikilen her ağaçtan, ekilen her mahsulden kurt, kuş, insan bütün canlılar faydalanır. Kimisinin meyvesinden, kimisinin gölgesinden, bazılarının gövdesinden, odunundan ve kerestesinden istifade edilir.

Ormanlar ve yeşillikler, sağlıklı nefes almamızı sağlarlar. Bölgenin iklimini düzenler, insanı ve diğer canlıları dinlendirirler. Günümüzde, bazı hastalıkların tedavisi için havası temiz, ormanlık ve yeşili bol olan yerler tavsiye edilmektedir. Bol su, temiz hava, bereketli ürün, orman ve ağacın nimetlerindendir.

Değerli Müslümanlar;

Bereketli mahsul elde etmek, düzenli yağmura; düzenli yağmur da bitki örtüsü ve ormanın mevcudiyetine bağlıdır. Yüce Rabbimiz, bir ayet-i kerimede bu hususa şöyle işaret etmektedir: " Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık "(1)

Aziz Cemaat;

Ağaçların bol, ormanların çok olduğu yeşillik yerler için "Cennet gibi" deriz. Bunun sebebi, Kur'an-ı Kerim'de otuzdan fazla yerde "İçinden ırmaklar akan cennetler" diye bahsedilmesidir. Öyle anlaşılıyor ki, cennet, suyu bol olan, ağaçları üst üste, bol yeşillikli mekanlar için isim olmuştur.

Fidan dikip ağaç yetiştirerek, dünyayı cennet gibi yapmak elimizdedir. Hangi yaşta olursak olalım, imkan bulur bulmaz ağaç dikmeliyiz. Mevcut ağaçları gözümüz gibi korumalıyız. "Benim yaşım geçti, bu ağaçtan istifade etmem mümkün değil" dememeliyiz. Bizler faydalanmasak bile, bizden sonrakiler, hatta kurt, kuş, bütün canlılar faydalanır, diye düşünmeliyiz.

Ektiğimiz, diktiğimiz ve yaptığımız şeylerden başkaları faydalandığı sürece bizim defterimize sevap ve ecir yazılacağını, bir hadis-i şeriflerinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şu şekilde açıklamaktadır:

"Hiçbir müslüman yoktur ki, o, ağaç diksin, yahut ekin eksin ve mahsulünden insan, kuş, kurt yesin de, kendisi faydalanmasın! Elbette o müslüman da diktiğiyle, ektiğiyle sevap kazanır."(2)

Osmanlı hükümdarlarından biri kıyafet değiştirip İstanbul surları civarında dolaşırken, bir ihtiyarın bahçesinde, büyük bir gayretle çalıştığı görür. O dönemde, İstanbul surlarının çevresi bağ ve bahçelerle çevrilmiştir. İhtiyara:

"- Baba, kendini bu kadar niçin yoruyorsun? Artık senin dinlenme zamanındır, der. İhtiyar ise,

"Efendi, bu bağı bana mamur halde teslim ettiler. Ben de aldığım gibi, belki daha iyi olarak bırakmalıyım ki, insandan sayılmış olayım", diye cevap verir. Hükümdar, ihtiyarın bu cevabından son derece memnun olmuştur.(3)

Değerli Müslümanlar;

Her insan mümkün mertebe tabiatı korumalı, onu güzelleştirmek için gayret sarfetmelidir. İnsan olmanın gereği budur.

Bir hadis-i şerifte: "Kıyamet kopacağı zaman bile elinizde bir fidan bulunursa, onu hemen dikin" buyurulmaktadır.

O halde bize düşen, doğumumuzdan ölümümüze kadar hayatımızın her safhasında vazgeçemediğimiz ağaç ve ormanları korumaktır. Yenilerini yetiştirmektir. Dünyada huzur, bereket, sağlık içinde yaşamanın şartı budur.

Ağaçları gelişi güzel kesmeyelim. Arazi açmak için, güzelim ormanları yok etmeyelim. Cennet gibi vatanımızı kurak, bozkır şekline sokmayalım. Temiz hava almak, sağlığımızı korumak, toprağımızın bereketini artırmak istiyorsak, mevcut yeşillikleri koruyalım; yenilerini yetiştirelim. Zira ormanlar, Allah'ın bize bahşettiği en önemli nimetlerdir.


1)Nebe: 14, 15, 16. 2)Sahih-i Buhari Trc. C. 7 S. 120 H. No: 1044 3)Sebilürreşad Mcm. C. 15, S. 449. ( Ahmet Nazmi'nin, "Ağaç Dikmenin Dini Fevaidi" adlı makalesinden) / Diyanet Aylık Dergi Eylül 1996         Sazak - 4 Ekim 1996
© Ayhan Çetinkaya - Sazak