ANA SAYFA HUTBE MENÜ HİTABET HUTBE HUTBE DUALARI VEDA HUTBESİ 2006 2007 2008 2009 2010 2011
   

HUTBE - Allah (c.c.)'a İnanmanın Dünya Hayatındaki Yeri                                                             (Tin: 6)

Aziz Mü'minler!

Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'de insanı en güzel şekilde yarattığını bildirmiştir. Çünkü beden ile ruhtan meydana gelen insanın yaşaması için, bazı şeylere ihtiyaç vardır. Nitekim beden yeme, içme, nefes alıp verme, oturup kalkma ve çalışıp dinlenme gibi hareketlere; ruh ise inanmak, sevinmek, mutlu olmak, haz duymak, iyilik yapmak, ümitlenmek ve düşünmek gibi manevî şeylere muhtaçtır.

İnsanın Allah (c.c.) katındaki yeri ve derecesi, Allah (c.c.)'a iman ve ibadet etmesiyle orantılıdır. Zira dünyada canlı ve cansız ne varsa her şey sorumluluğu ve emaneti üzerine almaktan kaçınırken, insan bu görevi kabul etmiştir. O halde insanoğlu yaratılışının gayesindeki sırrı idrak ederek Allah (c.c.)'a ibadet etmek zorundadır. Yine insanoğlu verilen her türlü ilahi emaneti korumak, güzel ahlak sahibi olmak ve helal rızık kazanmak için çalışmak durumundadır.

Muhterem Kardeşlerim!

Bize, maddî ve manevî sıkıntılara karşı dayanma gücü veren inançtır. Bu gücü kaybeden, zorluklara tahammül edemeyen ve gönlünde sabır duygusu taşımayan başarıya ulaşamaz. Fakat kalbi iman, hayatı ibadetlerle dolu insan, hayatta karşılaştığı zorluklara, kötülüklere ve haksızlıklara karşı mücadele vermesini bilir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de şöyle dua ederdi: Allah'ım, senden sağlam ve kuvvetli bir inanç dilerim ki, onunla dünya zorluklarına ve güçlüklerine karşı koyabileyim."

Kişi; ancak inancı sayesinde hayata bağlanır, zorluklar ve felaketlerin üstesinden gelir. Adalet, doğruluk ve hakikatten ayrılmaz. Nitekim inançtan mahrum nice zengin ve makam sahibi kişilerin intihar ettikleri görülmüştür. Servet ve makam onları kurtaramamıştır. Çünkü inanç, insana yaşama gücü ve huzur veren, hayatı koruyan tek unsurdur. Böylece inançlı insan yalnızlıkta, kalabalıkta, her zaman ve yerde kendini kuvvetli hisseder. Dinine, milletine ve vatanına faydalı olur. Şu hadisler de bu insanların özelliklerini açıkça ifade etmektedir: Allah (c.c.)a, ahiret gününe inanan kimse komşusunu, üzmez, misafirine ikram eder, ya iyi ve hayırlı konuşur, ya da susar."

"Müslüman; elinden ve dilinden diğer müslümanların emin olduğu kişidir.", "Hiç biriniz kendisi için arzu ettiğini kardeşi için de arzu etmedikçe, kamil olarak iman etmiş olamaz."

Muhterem Müslümanlar!

Kalbinde olgun ve halisane bir iman taşıyan kişi Allah (c.c.)'tan korkar. Bu korku, ormandaki bir kimsenin tabiat varlıklarından korkmasına benzemez. Bu korku, Allah (c.c.)'ı hatırlatıp düşünmekten doğan bir korkudur. Gönlünde Allah (c.c.) korkusunu hisseden kimse ise, ne suretle olursa olsun hiç kimseye en ufak bir kötülük düşünmez.

İşte insan bu temiz inancın bereketi ve yararları sonunda; gönlü zengin ve rahat, bedeni sağlıklı, huzur dolu, bilgili, görgülü, yarına güvenle bakan; dürüst, ölçülü hareket eden; fedakar, helal sınırını aşmayan; şuurlu, alçak gönüllü, iyilik ve yardımsever bir kişi haline gelir. Böylece onların kalpleri, Allah (c.c.)'ı anmakla huzura ermiş olur.


Diyanet Aylık Dergi - Haziran 1996                                                                            Sazak - 14 haziran 1996
© Ayhan Çetinkaya - Sazak