ANA SAYFA HUTBE MENÜ HİTABET HUTBE HUTBE DUALARI VEDA HUTBESİ 2006 2007 2008 2009 2010 2011
   

HUTBE - Cumhuriyet                                                                                                      (Al-i İmran: 159)

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Dinimizin mübarek günlerini kutlamak, nasıl imanımızın bir gereği ise, Millî tarihimizin mutlu olaylarını kutlamak ta şüphesiz millî bir vazifedir. Milletçe öğünmekle haklıyız ki, Büyük Türk Milletinin engin ve zengin tarihinde bayram yapılmaya değer nice mutlu olaylar ve büyük zaferler vardır.

Yakın tarihimizde başta gelen böyle mutlu bir olay ise, hiç şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanıdır.

Büyük Türk Milleti'nin genç-ihtiyar, kadın-erkek, köylü-şehirli olarak şuurlu bir şekilde "Mehmetçik"leşerek bütün güç ve imkanlarını birleştirmek suretiyle sağladığı büyük başarı, onun, kendi kendini idareye ne derece layık olduğunu , dost-düşman herkesin gözleri önüne seren çetin bir imtihan olmuştur.

Aziz Müslümanlar!

Tarihi gerçekler ortadadır. Mübarek Anadolu'muzun her noktasında şahlanan milli iradenin dünyaya ilan ettiği "Ya İstiklal, Ya Ölüm" kararından doğan kuvvet, karşı konulmaz bir güç haline gelip maddi hesaplara sığınanları perişan etmiştir.

Muhterem Müslümanlar!

Büyük milletimiz bu tarihi kararıyla artık kendi işlerini kendi iradesiyle yürüteceğini açıklamış oldu. Bunun gerçekleşmesi, ancak Cumhuriyet idaresiyle mümkün olabilirdi. Peygamberimiz (s.a.v.), daima Ashab-ı Kiram'la istişarelerde bulunarak bu konuda müslümanlara güzel örnekler vermiştir. Özellikle harp işlerinde bu istişarelerine önem verir ve zaferler kazandırırdı. Nitekim Bedir Savaşı'nda alınan esirlerin fidye karşılığında serbest bırakılması, Uhud Savaşı'nda şehir dışında savaşın yapılması, Ahzap Gazvesi'nde Medine etrafında hendek kazılması gibi kararlar hep istişare sonucu verilmiştir. Dört Halife devrinde de uygulama, istişare esasına uyularak devam etmiştir. Dört Halifenin devletin başına geçmeleri de, istişare ve seçimle olmuştur.

Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla Türk Milletini emin ve metin bir istikbal yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda meydana getirdiği güvenlik itibariyle büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur.

Bugünkü Devletimiz, milletin kendi iradesiyle kurulmuş olup, bu Devlet şeklinin adı Cumhuriyettir.

Cumhuriyet idaresi, yönetim sistemi bakımından, demokrasi diye adlandırılan idare şekline dahildir. Bu idare şeklinde, hakimiyet millete ait olup, millet bu hakkını, yasalarda belirtilen yollarla kullanır.

Aziz Mü'minler!

Konumuzla ilgili bu bilgiler, bir hatırlatmadan ibarettir. Önemli olan husus bu hakka, milletçe bilerek sahip olmak ve onu nesilden nesile devretmektir.

Hutbemizin başında okuduğumuz ayet-i kerimede Cenab-ı Hak, mealen şöyle buyurmuştur;

"İş (emir) hususunda onlara danış, bir kere de azmettin mi, artık Allah'a güvenip dayan. Çünkü Allah, kendine güvenip dayananları sever."

İstiklâl Marşı'mızın şu bölümü, kahraman milletimizin hürriyet ve istiklal aşkını, bakınız ne güzel dile getiriyor;

"Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
 Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım,
 Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım,"


Diyanet Aylık Dergi - Ekim 1996                                                                                    Sazak - 25 Ekim 1996
© Ayhan Çetinkaya - Sazak