ANA SAYFA HUTBE MENÜ HİTABET HUTBE HUTBE DUALARI VEDA HUTBESİ 2006 2007 2008 2009 2010 2011
   

HUTBE - Günahlardan Sakınmak                                                                                               (Nisa: 31)

Muhterem Mü'minler!

Allah-ü Teala, kutsal kitabımız Kur'an'da; o kitabı tebliğ, tebyin ve tatbik eden sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) de hadislerinde neyin günah ve haram olduğunu açıklamıştır.

Yüce Mevlâmız, Nisa Sûresi'nin 31. ayetinde;

"Eğer siz yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, diğer kusurlarınızı örter, sizi güzel bir makama koyarız." buyurmaktadır.

Rasûl-ü Ekrem (s.a.v.) Efendimiz de değişik hadislerinde büyük günahları saymıştır. İki elin on parmağının sayısınca olan belli başlı büyük günahlar şunlardır:

Allah (c.c.)'a şirk koşmak. Ana-babaya asi olmak. Yalan söylemek, yalan yere şahitlik etmek. Haksız yere insan öldürmek. Sihir, büyü yapmak. Yetim malı yemek. Faiz yemek. Harpte savaştan kaçmak. Namuslu kadına iftirada bulunmak. Zina etmek. Hırsızlık yapmak. İçki içmek. Kumar oynamak.

Aziz Cemaat!

Günah, Allah (c.c.)'ın emirlerine aykırı olarak görülen iştir, dinî bir suçtur. Yasak olanı yapmaktır.

Günah; kabirde ve ahirette azabı gerektiren fıtrata aykırı, haram olduğu dinî nasla sabit olan fiildir. Allah (c.c.)'ın yasak ettiği şeyleri yapmak, emrettiği şeyleri yapmamak ta bir günahtır.

Farzları, özürsüz bir kere olsun terketmek de büyük günahtır.

Büyük günahları 7, 17, 70'e kadar çıkaranlar olmuştur. İmam Zehebî Kitabu'l Kebâir'inde günahları 70 olarak saymakta birincisi şirk, sonuncusu sahabeye sövmek olarak zikretmektedir. İbn Hacer el-Heytemî, Türkçemiz'e İslâm'da Helaller ve Haramlar olarak terceme edilen ez-Zevacir'inde 467 tane büyük günahtan bahsetmektedir.

Büyük günahların bu kadar üzerinde durulmasının bir sebebi vardır. Zira günah, hem ferdî hem de sosyal hayatı karartan, çökerten manevî bir hastalıktır.

Günah; kişinin iç dünyasını, maddî ve manevî hayatını karartır, onun iç huzurunu alt üst eder. Zaten günah, vicdanı sızlatan, vicdanın benimsemediği bir olaydır.

Günahtan kaçınmanın birinci amili, güçlü bir iradeye sahip olmaktır. Bu iradeyle birlikte imanı devamlı zinde tutmak gerekir. Günah işlerken, kişiyi iç kimse görmeyebilir, ama Allah (c.c.) görmektedir. Allah (c.c.)'ın mülkünde günah işlemek, O'nun koyduğu yasakları hiçe saymak ne büyük bir cehalet, ne hazin bir cesarettir. Kişi böyle bir düşünce ve iman zindeliği ile günaha karşı tavır almalıdır.

Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) bu konuda şöyle buyurmuştu:

"Günahlardan uzaklaş, zira en makbul hicret, günahlardan uzaklaşmaktır. Farzlara devam et, zira en üstün cihad farzları eda etmektir. Allah'ı çok zikret, an. Zira Allah katında zikirden daha sevimli bir ibadet yoktur."

Günahlar; Allah (c.c.)'ın, insanlardan kimin daha güzel amelde bulunacağını ortaya çıkarmak, onları imtihan etmek için tesis ettiği bir koruluktur. İnsanın, bu koruluğa yaklaşmaması istenmiştir.

Günahtan sakınmanın en etkin çaresi, günaha giden yolu kapamaktır, günah işlememek için Allah (c.c.)'a verdiği sözü her an hatırlamaktır. Buna rağmen günah işlenmişse, bundan temizlenmenin yolu da tevbe ile Allah (c.c.)'tan af ve bağışlama dilemektir. Tevbe, müslümanın Allah (c.c.)'ın rahmet ve mağfiret kapısına dönmesidir. Allah (c.c.) tevbeleri kabul edeceğini Kitab-ı Kerim'inde haber vermektedir.


Diyanet Aylık Dergi - Ağustos 1996                                                                               Sazak - 13 Eylül 1996
© Ayhan Çetinkaya - Sazak