ANA SAYFA HUTBE MENÜ HİTABET HUTBE HUTBE DUALARI VEDA HUTBESİ 2006 2007 2008 2009 2010 2011
   

HUTBE - Haya İmandandır                                                                                                    (Ahzab: 53)

Muhterem Mü'minler!

Haya, İslâm ahlâkının çok önemli bir rüknünü (özelliğini) teşkil eder. Hatta bir bakıma İslâm ahlâkı hayadan ibarettir. Nitekim Allah (c.c.)'ın Rasulü (s.a.v.) şöyle buyurur: "Şüphesiz her dinin karakteristik bir ahlâkı vardır. İslâm ahlâkı da hayadır."(1)

Haya ile din ve iman arasında çok sıkı bir münasebet vardır. Bu kıymetler birbirinden ayrı düşünülemez.

İyas oğlu Kurre anlatıyor:

Bir gün Rasûlü Ekrem (s.a.v.)'le beraberdik. Hayadan söz açıldı.

"- Ey Allah'ın Rasûlü, haya dinden midir?" diye soruldu. Büyük Peygamberimiz (s.a.v.) cevap verdi:

"- Hatta o, dinin bütünüdür."(2)

Medine'li Müslümanlardan biri bir gün bir din kardeşine haya hakkında öğüt verirken Büyük Peygamberimiz (s.a.v.) oradan geçiyordu. Nasihat eden zâtı uyardı:

"- Kendi haline bırak onu. İlişme ona. Çünkü haya imandandır." buyurdu.(3)

Başka bir hadis-i şerif şu mealdedir:

"Haya ile iman birlikte bulunurlar. Biri gidince öbürü de birlikte gider."(4)

Hemen her hadis kaynağında şu mübarek hadis-i şerife yer verilir:

"İman altmış küsur şubedir. Haya imanın bir şubesidir."(5)

Hayanın en derli toplu tarifi de, haya ve iffet madeni Kâinatın Efendisi (s.a.v.)'e nasip olmuştur.

Abdullah b. Mes'ud (r.a.) anlatıyor:

Peygamberler Peygamberi (s.a.v.):

"- Allah'tan hakkıyle haya ediniz." buyurdu.

Dedik ki:

"- Ey Allah'ın Rasûlü, hamd olsun, biz Allah'tan haya ediyoruz." Allah Rasûlü (s.a.v.) şu karşılığı verdi:

"- Benim kasdettiğim bu değildir. Kim Allah'tan hakkıyla haya ediyorsa başı ve baştaki uzuvları günahlardan korusun. Karnı ve karnındaki organları haramlardan muhafaza etsin. Ölümü ve çürümeyi daima hatırlasın. Kim ahireti istiyorsa, dünya hayatının debdebe ve zînetini terkeder. Kim bütün bunları yaparsa Allah'tan hakkıyla haya etmiş olur."(6)

Muhterem Müslümanlar!

Haya; cemiyetin nizamını, huzur ve ahengini düzenleyen yegane kıymettir. Bu duygunun sarsıntıya uğraması halinde diğer meziyetlerin de -ipi kopan tesbih taneleri gibi- teker teker dağılıp yok olacağı kesindir. Haydan mahrumiyetin doğuracağı vehameti Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle dile getiriyor:

"Allah bir kulu helak etmek dileyince önce onu hayadan mahrum eder. O kul hayadan mahrum kalınca edepsiz olur, herkesçe nefretle karşılanır. Herkesin nefretini kazandığı için kendisinden emniyet kalkar. Emniyetten yoksun kalınca hain olur. Hain olduğundan kendisinden merhamet duygusu silinir. Merhametsiz olunca Allah'ın rahmetinden uzak kalır ve lanetine hedef olur. Lanetine uğradığı ve Allah'ın rahmetinden uzak kaldığı için de müslümanlıkla ilişiği kesilir."(7) Sevgili

Peygamberimiz (s.a.v.)'de haya zirvede idi. Ebû Saîd el-Hudrî diyor ki: "Haya cihetiyle Hz. Peygamber, kendi köşesinde oturan bâkire kızdan daha utangaçtı."(8)

Bir ziyafet sonunda çok geç saatlere kadar oturmalarını sürdüren, kalkıp gitmenin gerekliliğini düşünemeyen bazı kimseleri uyaramamış, onları bu yüzden mahçup etmek istememişti. Bu vesile ile inen ayet-i celîlede şöyle buyurur: "Bu hareketiniz Peygamberi üzüyor, fakat O (size bunu söylemekten) utanıyordu. Ama Allah hakkı söylemekten çekinmez."(9)

Muhterem Mü'minler!

Erkeklere nisbetle kadınlarda haya, daha farklı bir önem arzeder. Bu yüzden hadis-i şerifte: "Haya ondur. Dokuzu kadınlarda, biri erkeklerdedir."(10) buyurulmuştur.

Aristo'ya sorulur:

"- Kadınların meziyetleri içinde en çok beğenilen hangisidir?" Derhal şu cevabı yapıştırır:

"- Utanmaktan dolayı yüzlerine beliren kızarma halidir."(11)

Bu müstesna mazhariyetten dolayı kadınlar ne kadar iftihar etseler, yeridir.

Bütün bunlardan sonra kesinlikle ifade edelim ki, insan olan insan için (utanmaz) damgasını yemekten daha büyük bir talihsizlik düşünülemez.


1)Sünen-i İbn-i Mâce, 2/1399. 2)Et-Tergıyb Vet-Terhîb, 2/147. 3)Buhârî, 4/43. 4)Et-Tergıyb Vet-Terhîb, 2/148. 5)Buhârî, 1/11. 6)Sirac-ül-Münîr,1/199. 7)Sünen-i İbn-i Mâce, 2/1347. 8)Buhârî Ter.Terc., 9/176. 9)Ahzâb Sûresi, 53. 10)Tarîkat-ı Muhammediye Şerhi Hâmidî, 2/5. 11)Tasvîr-i Ahlâk, 121. Hakses - Kasım 1993 / Sazak-1 Mart 1996
© Ayhan Çetinkaya - Sazak