ANA SAYFA HUTBE MENÜ HİTABET HUTBE HUTBE DUALARI VEDA HUTBESİ 2006 2007 2008 2009 2010 2011
   

HUTBE - İsraf Ve Zararları                                                                                                       (A'raf: 31)

Aziz Mü'minler!

İslâmiyet, prensip olarak insan için yararlı olan şeyleri helal, zararlı olanları da haram veya mekruh saymıştır. Diğer taraftan helal ve mübah kılınanlardan yararlanmada aşırı gidilmemesini, israfa kaçmadan meşrû ölçüler içinde kalınmasını istemiştir.

Nimetin gerçek sahibi Allah (c.c.)'tır. Kula sadece o nimet üzerinde tasarruf yetkisi verilmiş ve bu tasarruflarından kul sorumlu tutulmuştur.

Bu gerçek, "Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz."(1) ayetinde açıkça ortaya konmuştur. İşte İslâm, nimetin gereksiz yere harcanması demek olan israfı, bu nedenlerle haram kılmıştır.

Aziz Mü'minler!

Allah-ü Teala insanlardan, verdiği nimet karşılığında şükür istemektedir. Malın şükrü, onun zekatını verip, gereksiz harcamalar yapmamaktır. Malını sebepsiz yere saçıp savuran müsrifler Kur'an'da şeytanların kardeşleri olarak nitelendirilmişlerdir. Onlar hakkında şöyle buyurulmuştur: "...Elindekileri saçıp savurma. Saçıp savuranlar muhakkak şeytanlarla kardeş olmuş olurlar; şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür."(2)

Hz. Peygamber (s.a.v.) de: "...Allah sizin için dedi-kodu yapmayı, gereksiz yere çok soru sormayı ve israf etmeyi çirkin görmüştür."(3) buyurarak israfın kötülüğünü vurgulamıştır.

Başka bir hadis-i şerifte ise, "İsrafa ve gurura sapmaksızın yiyiniz, içiniz, giyiniz ve sadaka veriniz..."(4) buyurulmuştur.

İbn Abbas (r.a.)'ın şu tavsiyeleri de israfın çirkinliğini göstermesi bakımından çok önemlidir:

"Dilediğini ye, dilediğini giy; ancak iki huy seni yanıltmasın: İsraf ve kibir."

Muhterem Mü'minler!

Anlaşılıyor ki gereksiz harcamalar israftır. Ve israfın temel etkenlerinden biri de gösteriş ve kibirdir. Oysa Allah (c.c.), kibirlenenleri sevmez. Şu halde israf ekonomik bir olumsuzluğun olduğu kadar, ahlâkî bir problemin de göstergesidir.

Aziz Cemaat!

İsraf ferd için olduğu kadar, millî servetin yok edilmesi açısından toplum için de çok zararlıdır. İsrafın yaygınlaştığı toplumlarda ekonomik sıkıntılar hiçbir zaman eksik olmaz.

Günümüzde israfın doğurduğu sıkıntılar hemen herkesçe bilinmektedir. Çağımız iktisat ve tasarruf çağıdır. İnanıyoruz ki tarih, içinde yaşadığımız bu devri, "iktisad" devri diye yazacaktır. O halde bugün her zamankinden daha çok iktisatlı olmaya, israftan uzak kalmaya özen göstermeliyiz. "Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz."(5) ayeti bizim prensibimiz olmalıdır.

Hutbemizi, konuyla ilgili olarak İbn Abbas (r.a.)'ın şu tavsiyeleriyle bitirmek istiyoruz:

"Ey Mü'min, malını gereksiz yere harcama. Allah malı sana temlik etmeyip, on bir geçinme aracı olarak eline vermiştir. Böyle iken gereksiz harcamalarla malı elinden çıkarıp ta sakın muhtaç duruma düşme. Hayır, ey mü'min, öyle yapma! Malını sıkı tut; onu yi değerlendir ve güzel idare et!"(6)


1)Tekâsür: 8. 2)İsrâ: 26-27. 3)Tecrid, 7/292. 4)Buharî, Libas, 1; Nesâî, Zekât, 66. İbn Mâce, Libas, 23. 5)A'râf: 31. 6)Tecrid, 7/299.                    Diyanet Aylık Dergi - Ekim 1996                                         Sazak - 13 Aralık 1996
© Ayhan Çetinkaya - Sazak