|
HUTBE - Mü'minin Nitelikleri (Mü'minûn: 3-4)
Muhterem Müslümanlar!
İslâm Dini'nde gerçek Mü'min, Kutsal Kitabımızdaki "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol." İlâhî emrine azamî sûrette uyan kimsedir. Bu emre uyan imanı kâmil, amel-i salih ve ahlâkı temiz Mü'minleri Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'de şöyle tasvir ediyor:
"Mü'minler saâdete ermişlerdir. Onlar namazlarında huşû içindedirler. Ve onlar boş şeylerden yüz çevirirler. Zekât vazifelerini yerine getirirler. Onlar ki, iffetlerini herkesten korurlar. Yine onlar emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler. Namazlarına riayet ederler. İşte onlar, temelli kalacakları Firdevs Cennetine vâris olanlardır."
Sevgili Kardeşlerim!
Aşağıda meallerini arzedeceğim ayetler, bizlerin, nelerden sakınmamız gerektiğine ışık tutmaktadır. Faziletli bir insan, kâmil bir Mü'min olabilmemiz için bu hususlara da ziyadesiyle uymamız gerekiyor.
Yüce Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:
"Allah ile birlikte bir başka ilah tanıma. Sonra kınanmış ve kendi başına terkedilmiş olursun... Malını gereksiz yere saçıp savurma... Sakın ola zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayasızlık ve çok kötü bir yoldur. Haklı bir neden olmadıkça Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın. Yetimin malına, ergen çağa ulaşana kadar en güzel şeklin dışında yaklaşmayın. Verdiğiniz sözü yerine getirin."
Çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir. Ölçüyü, tartıyı doğru yapın, doğru terazi ile tartın. Hele hakkında bilgin olmadığı şeylerin peşine düşme... Yeryüzünde böbürlenerek, kibirlenerek yürüme..."
Değerli Mü'minler!
Örneklerini sunduğumuz bu ilahî emirlerden açıkça anlaşılmaktadır ki, gerçek bir Mü'min önce kuvvetli bir imana, salih bir amele ve imrenilecek bir ahlâka sahip olmalıdır. Buna göre, iyi bir Mü'minin niteliklerini şöyle özetleyebiliriz:
Mü'min; her şeyden önce aklı başında, sağlıklı ve medenî bir insan olmalıdır. İnancıyla, davranışlarıyla, yaşayış biçimiyle örnek olmalıdır.
İyi bir Müslüman ilimden kaçmamalı, ilme kucak açmalıdır.
İyi bir Müslüman kendisine, ailesine ve çevresine karşı sorumluluklarının olduğunu unutmamalıdır.
İyi bir Müslüman ailesiyle, akrabalarıyla, komşularıyla iyi geçinmeli, şu veya bu bahaneyle kalp kırmamalı, insanî ve İslâmî ilişkilerini kesmemelidir.
İyi bir Müslüman herkese karşı daima saygılı olmalıdır. Özellikle zulümden ve haksızlıktan şiddetle sakınmalıdır.
Kısaca iyi bir Müslüman, kâmil bir Mü'min olabilmek için kendi nefsi kadar başkalarının hak ve hukukuna da saygı göstermeli, sahip çıkmalıdır.
Daima iyiyi yapmalı, kötülükten sakınmalı ve sakındırmalıdır.
Aziz Müslümanlar!
Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in üzerinde en çok durduğu hususlardan biri, hak ve hukuk meselesidir. Çünkü adalet, içtimaî huzurun temeli kabul edilir. Bu itibarla iyi bir Müslüman, kâmil bir Mü'min olabilmek için hak hususunda çok dikkatli olmalıdır. Çünkü haksızlık, adaletsizlik "Kıyamet gününde zulmet" olarak nitelendirilmiştir.
Bir gün Ashab-ı Kiram'dan Ebû Mûsa (r.a.) Hazretleri Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)'e sordu:
"- Ey Allah'ın Elçisi, hangi Müslüman daha faziletlidir?"
Bu soruya Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle cevap verdiler:
"- Elinden ve dilinden Müslümanların emniyette olduğu kimsedir."
Bu buyruk, bir Müslümanın nasıl davranması gerektiğini gösteren en güzel düsturdur. Çünkü tüm kötülükler ve kırgınlıklar el ve dilin mahsulüdür.
Değerli Mü'minler!
Bir Müslüman için en ideal yaşayış tarzı, "Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)'in yaşayış şeklidir. Çünkü O'nun yaşayışı Kur'an'la övülmüştür."
İyi bir Mü'min Haşr Sûresi'nde ifadesini bulan "Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan sakının..." ilâhî buyruğuna gücü yettiğince riayet eden kimsedir.
Bu ilâhî esasa hakkıyla uyup, nefsini her türlü kötülüklerden arındırabilen Mü'minlere ne mutlu!
Diyanet Aylık Dergi - Haziran 1996 Sazak - 5 Temmuz 1996 |