Fatih'in Ayasofya'ya ilk girişinde yerlere kapanan patrik ve Hıristiyan cemaate ilk hitabı:
"Ayağa kalk! Ben Sultan Mehmed, sana ve bütün halka söylüyorum ki, bugünden itibaren artık ne hayatınız, ne de hürriyetiniz hususunda benim gazabımdan korkmayınız." olmuştur.
Fetihten sonra gerçekleşen en önemli olay, Ayasofya'da ilk Cuma namazının kılınmasıdır. Mimarlar ve işçiler geceyi gündüze katıp çalışarak, Salı günü fethedilen şehrin en büyük kilisesinde Cumaya kadar gerekli tadilatı yaptıktan sonra padişah emirleri, mücahidleri, gazileri ve büyük bir alay ve erkanla gelip içeri adımını atar atmaz, mabedin içinde ilâhî bir gulgule yükseldi, hafızlar okumaya, müezzinler salâ vermeye, ezan okumaya başladılar. Cemaat bir ağızdan tekbir alıyor ve kubbe yankılarla uğulduyordu.
Nice dem bu lâhutî avaz sürüp gittikten sonra müezzinler; "İnnallahe ve melâiketehû..." ayetini yanık seslerle okumaya başlayınca Akşemseddin Hazretleri, Sultan Mehmed Han-ı Sâni Hazretleri'nin koltuğuna girip büyük bir hürmetle müşarunileyh hazretlerini minbere çıkardı.
Etrafa nur-u hidayet saçan seyf-i Muhammedî elinde pırıl pırıl parlıyordu. Hazreti Fatih minberde yüksek ve heybetli bir sesle "Elhamdülillah, elhamdülillah..." diye hutbe okumaya başlayıp, Cenab-ı Mün'im ve Muhsin-i Hakiki'ye teveccühle şükür ve hamdettiği zamanda idi ki, camide mevcut bütün gazileri, mücahid-i din-i mübin, bir acip inbisat-ı sürûr ve zevk ile gaşyolmak derecelerine gelip, feryad-ı şâdümânî ile gözlerinden sel gibi yaşlar dökmeye başladılar.
Hazreti Fatih, kaide-i üslub-u hatib üzre hutbeyi okuyup eda ettikten sonra minberden inerek, Akşemseddin Hazretleri'ni imamete geçirip, Cuma namazını ol vaktin icabatına göre mücahidin-i din-i mübîn safları önünde îfâ eyledi.
Ahmed Muhtar Paşa 30 Mayıs 1996 - Zaman
|