Sazak'lıların Buluşma Noktası...
Atatürk
Denizli
Çal
Akkent
Sazak Resim
Eski Resim
Ziyaretçimiz

Hayata Böyle Bakabiliyor musunuz?

Ruhlar aleminden gelip ahiret alemine yolculuğa çıkmış olan insan oğlu, yolunun durumunu iyi bilmeli, kendini ona göre hazırlamalıdır. Zira yollar hep düzlükte değildir. Bazen yokuşa yönelir, bazen de inişe geçer. Ne yokuş devamlıdır, ne de iniş. Eninde sonunda düzlüğe çıkacak, yine düzlükte devam edecektir.

Ne var ki insanlar acelecidir, sabırsızdır, şekvacıdır, yokuşa yönelince ümitsizliğe düşebilir, inişe geçince şaşırabilir, düzlükte ise şımarabilir.

Halbuki hiçbirisi ebedi değildir. Ne yokuşta ümitsizleşmeli, ne inişte şaşırmalı, ne düzlükte şımarmalı, hepsinde de "Bu da geçer yahu!.." ikazını unutmamalıdır.

Aslında yokuşta da düzlükte de inanmış insanın kaybı olmaz. Şayet her halin gereğini bilirse tabi. Bundan dolayı Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri şöyle buyurur:

- Müminin haline hayret edilir. Çünkü o, her halini hayra çevirebilir. Şayet bir zarara uğrarsa sabreder, kazanır. İyiliğe kavuşursa şükreder kazanır. Böylece hayatın her halinden hayır kazanır. Demek ki ne iyi halimizden dolayı şımarmalı, ne de kötü halimizden dolayı ümitsizliğe kapılmalıyız. Büyüklerimiz her iki halin de etkisinden kurtulmak için yüzüklerinin kaşına yazdırdıkları tek cümleye bakar ve söylenirlermiş:

- Bu da geçer yahu!..

Evet, üzüntüye de kapılmayın, şımarmaya da yönelmeyin. Çünkü değişmez gerçek size de seslenmektedir:

- Bu da geçer yahu!..

İsterseniz size bir bakış örneği arz edeyim de görün bakalım nasıl bakılırmış hayatta maruz kalınan iyi ya da kötü durumlara.

Arap mütefekkirlerinden İmran'ın hanımı güzel huylu bir kadındı. İmran ise aksine çirkin ahlaklı bir kocaydı. Bir gün hanımına şöyle söylenmekten kendini alamadı İmran:

- Hanım şanssızın biriymişsin vesselam. Benim gibi kötü huylu bir kocaya düştün! Hanımın cevabına bakın:

- Ben de onun için sevinçliyim ya. Çünkü ben senin gibisine sabrediyor, kazanıyorum, sen de benim gibisine şükrediyor kazanıyorsun. Böylece ikimiz de sabredenle şükredenlerin gideceği cennete doğru yol alıyoruz. Daha ne istiyorsun?

Ne dersiniz, böyle bakabiliyor muyuz hayatımıza, karşılaştığımız üzücü ya da sevindirici olaylara?.. Ya sabır ya da şükür halinde miyiz?


Ahmed Şahin
7 Şubat 1999
Zaman
| GERİ |
Ana Sayfa
Aktif Ziyaretçi   
 
 

© Ayhan ÇETİNKAYA - Sazak
Son Güncelleme: