Sazak'lıların Buluşma Noktası...
Atatürk
Denizli
Çal
Akkent
Sazak Resim
Eski Resim
Ziyaretçimiz
HEDEF NE OLMALI?
Zaman akıp gidiyor. Sabahları yeniden doğan güneşle beraber, karamsar duyguların dolu, dolu olduğu insanlar çevremizi kaplıyor. Her biri yurdun farklı köşelerinde, kendi dünyasındaki hedefine ulaşabilmek için, zorluklara karşı yılmadan, usanmadan direniyorlar. Batan güneşle beraber yeni doğacak güneşi ümit ve sabırla bekleyerek karamsarlıklarına zincir vuruyorlar. Karamsarlığa vurulan her zincir, onun aydınlık geleceğine açılan kapı olmalıdır. Bu kapının sadece sen, ben ve o için değil, hepimiz aydınlık dünyanın müjdeleyicisi olması için ne yapmalıyız?

Evet... Hedefimiz nedir? Ne olmalıdır? Hedefimiz bizim insanımızdır. Her şeyin onda bittiği gül yüzlü insanımızı karşımıza alıp onun ne olduğunu, ne olması gerektiğini, onun görevini, insanlığa ve üzerinde yaşadığı mukaddes topraklara karşı sorumluluğunu anlatıp,nakış nakış işlemeliyiz. Bizler hayatı cehennem yapan insanlardan, onu cennet yapacak bir insana ulaşmak zorundayız. Bir ileri hedefe, muasır medeniyet seviyesinin üstüne, çağlar ötesine ulaşabilmek için bunu gerçekleştirebilecek daha farklı bir insana ihtiyacımız var... İşte o ihtiyacı giderecek insanları yetiştirebildiğimiz zaman, onlar bizleri kabus dolu uykudan uyaracaklar, onlarla birlikte ülkemiz ve insanlığın geleceği için insanlar birbirleri ile yarışacaklardır.

Bu insanı hangi ana doğuracak... Bu insan nerede ve nasıl yetişecek... Gelişme ve yenileşmenin mimarları olacak bu yavruları hangi kucaklar taşıyacak...

Bu analar, bu kucaklar ve kucaklarda taşınan yavrular dün vardı, bugünde olacaktır. Tarihimizde bunun örnekleri fazlasıyla vardır. Tarihin sayfalarını açtığımızda gördüğümüz; Bilge Kağanlar, Alparslanlar, Fatihler, Yavuzlar ve Mustafa Kemal'ler bunun en güzel ispatıdır. Yeter ki bu gerçeği tarih sayfalarına silinmemecesine yazdıran ruhu ortaya koyabilelim. Bu ruh milli ruhumuzdur ve damarlarımızda ki asil kanda mevcuttur.

Bizler sadece dünyada 65 milyon insan olarak yaşamıyoruz. Bizim dışımızda, bizimle ilişkisi olan milyonlarca insanla ilişki içindeyiz. Bizimle ilişkisi olan bu insanlar, bizi bizden daha iyi tanıyorlar. Onun için binlerce ilim adamı Türk insanını akvaryumda ki balıklar gibi her türlü ilmi cihazlarla dört bir yandan izlemektedirler. Türk insanının bütün hareketleri bu akvaryumdan takip edilmektedir. Akvaryum dışından boyanmıştır. Dışarıdan içeri izlenmekte içeriden ise dışarı belli belirsiz görülebilmektedir. Bu belirsizliği ortadan kaldıracak güç her zaman milletimizde vardır. Bu gücü ortaya koyduğumuz zaman akvaryumun içindeki balık misaline döndürülen Türk gerçek kimliğine dönecektir.

Gelişme ve ilerleme için çalışmalıyız. Bizler bize yakışan gibi yaşamalı ve bizlere yakışan gibi mücadele etmeliyiz. Bizlerin kahve köşelerinde, sokaklarda, eğlence yerlerinde boşa geçirecek vaktimiz olmamalıdır.

Çalışmalı, gelişmeli, uzun vadeli hedeflere kenetlenerek milletimizi hak ettiği yere getirmeliyiz. Bizim birilerinin önüne diz çökerek, bütün hasletlerimizin kaybettirilmesine veya ruhumuzun iğdiş edilmesine harcayacak zamanımız olmamalıdır.

Fatih İstanbul'u alırken, Alparslan Bizans'ı yenerken, Kutalmışoğlu Süleyman Şah Anadolu'yu fethederken, Derviş Gaziler Anadolu'yu adım, adım Türkleştirirken, Osman Gazi birkaç çadırdan cihan devletinin temellerini atarken, M. Kemal Atatürk yedi düvele meydan okurken olmazları olduruyorlardı... Olmazları olduranlara dönüp, ne yaptıklarını incelersek, ne yapacağımızın kararını daha güzel verebiliriz.

Evet... Onlardaki kararlılık, deha ve kahramanlık bugünde olmalıdır. Onlar gibi sadece yürekleri ile değil, düşüncelerimiz ile de varız dediğimiz gün ikinci Ergenekon'a sıkıştırılan Türk, yeniden dağları delecek, insanlığın hizmetine koşacaktır.

Hedef..! Aklın ve ilmin doğrultusunda Türkiye'yi yüzyıllar ötesine taşımaktır.

Hedef..! Tıpta, Astronomide, Matematikte, Sibernetikte, Bruni, Razi, İbn-i Haysem, İbni Sina, İbni Rüşt, Buharalı El Asuki, Akşemsettin gibi ilim adamları ile Mevlana, Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli ve Yunus Emre gibi gönül adamları Yetiştirmektir...

Hedef..! Gelişmeyi, ticareti, dünya pazarını ve dünya hakimiyetini yeniden ele geçirmektir.

Hedef..! Her Türk insanını bilgili, kültürlü, üniversite bitirmiş gençler haline getirmektir.

Her Türk genci, Milli Devletten dünya devletine yani büyük devlete geçişin çarelerini düşünmeli, bunun zorluklarına karşı hazırlıklı olmalıdır. Her karanlığın bir sabahı olduğu bilincinden hareket etmeli, kendini şimdiden o güzel günlere hazırlamalıdır.

Unutmayalım ki, yeni bir medeniyet inançla ve ilimle yoğrulmuş, kendini insanlıkla bütünleşmiş olarak gören nesillerin işidir. Kültür ve ilim varlığımızın dünya medeniyeti için büyük değer taşıdığını ispatlamak, Cumhuriyet Türkiyesi'nin gençleri için, vazgeçilmez bir hedef olmalıdır...

Bu hedefe ulaşabilmek ümit ve dileğiyle...

hazırlayan: Mustafa GÖKGÖZ - Öğretmen


BİZ MEDENİYETTEN, İLİM VE FENDEN KUVVET ALIYORUZ VE ONA GÖRE YÜRÜYORUZ.
M. Kemal ATATÜRK
(1925)
| GERİ |
Ana Sayfa
Aktif Ziyaretçi   
 
 

© Ayhan ÇETİNKAYA - Sazak
Son Güncelleme: