Sazak'lıların Buluşma Noktası...
Atatürk
Denizli
Çal
Akkent
Sazak Resim
Eski Resim
Ziyaretçimiz

Önüm, Arkam, Sağım, Solum Bilderberg!

Masonluk eski gizemini yitirdi. Neredeyse bütün dünyada fiilen legalize oldukları için artık kendilerini gizleme ihtiyacı da hissetmiyorlar. Önceleri kendilerini gizlerler, “mason musunuz?” sorusuna “kesinlikle hayır” cevabı verirlerdi. Artık öyle değil. Bugünkü hükümetin bakanlarından birine yeri gelmiş ve “Sizin mason olduğunuzu duyuyoruz, doğru mu?” diye sorduğumda hiç çekinmeden ve bütünüyle açık yüreklilikle “Evet, hem de 33 derece masonum. Üstad mertebesindeyim.” demişti.

Masonluk eski etkisini kaybetmiş değil, sadece bir şey gizemini yitirince insanın ona olan ilgisi de azalıyor. Bir zamanlar neydi öyle, ülkede bütün etkin mertebeler, yukarıdan aşağıya, “aynı zamanda mason” olan kişiler tarafından doluydu! Şimdi de pek farklı değil, ama ilgimiz gizli olana yönelmiş durumda.

Bilderbergciler değil de Bilderberg toplantıları hâlâ gizliliğini koruyor. Bilderberg toplantılarına katılanların isimlerini dünya âlem biliyor. Ancak dünyanın en büyük ve en pahalı organizasyonu olan “Bilderberg Konferansları”nın içeriği, bu toplantılarda neler konuşulduğu “hiç” bilinmiyor. Bu konuda bilinenler sadece “tahmin” ve bir kısım “komplo teorileri”nden öte gidemiyor.Belli başlı ve en etkin medya araçları bu toplantıların içeriği konusunda haber vermiyor. Adeta bütün medya, konu Bilderberg olunca “Pravda” ve “İzvestiya” kesiliyor. Oysa pravda “gerçek”, izvestiya da “haber” demek!

Adresleri belli, üyeleri belli. İyi ama bu insanlar içeride neler konuşuyor? Neyi planlıyorlar? Bugüne kadar toplantıya katılanlardan hiç kimse ciddi bilgi verecek kadar konuşmadı.

Bütün dünyadan aralarında gazeteciler de olan yüzlerce kişinin üç gün süren bir toplantıya katıldığını ve bu konuda hiç kimseden tek kelime sadır olmadığını düşünebiliyor musunuz? Oysa iki kişi arasında yapılan toplantı gizli kalmaz. Fakat Bilderberg toplantıları gizli kalabiliyor. Konuşmuyorlar, işin ucunda ölüm olmalı!

Bilderberg toplantılarından ikisi Türkiye’de yapıldı. En son toplantı Washington’a 30 km mesafede bir otelde yapıldı ve bu toplantı dün sona erdi. Bu toplantıya Türkiye’den üç isim katıldı:

Devlet Bakanı Kemal Derviş, Koç grubunun tepe ismi Bülent Özaydınlı ve eski büyükelçi ve TESEV’in tepe yöneticisi Özden Sanberk. Bilderberg’in Türkiye’deki temsilcisi ise Selahattin Beyazıt.

Geçmişte Bülent Ecevit’ten Süleyman Demirel’e birçok insan bu toplantılara katıldı. Ama 1982’den sonra Türkiye’den katılan isimlerin ortak bir özelliği var. Bu özelliği buraya yazmıyorum, ama isimleri yazdığımda sanıyorum dikkatli okuyucular bu özelliği anlayacaktır: Yalnız iki isim konusunda sözünü ettiğim özellik hakkında emin değilim. İşte isimler: Selahattin Beyazıt, Suna Kıraç, Ali Hikmet Alp, Uğur Bayar, Dinç Bilgin, Cem Boyner, Ali Bozer, İsmail Cem, Hikmet Çetin, Nuri Çolakoğlu, Gazi Erçel, Sedat Ergin, Üstün Ergüder, Meral Gezgin Eriş (emin değilim), Emre Gönensay, Vahit Halefoğlu, Talat Halman, Muharrem Kayhan, Rahmi Koç, Şerif Mardin (emin değilim), Tugay Özçeri, Rüştü Saraçoğlu, Sinar Tara, Erkut Yücaoğlu...

www.komplo.com/komplo/intorgut3.html adresinde emekli Büyükelçi Gündüz Aktan’ın da Bilderberg toplantılarına katıldığı yazılı.

Bu yılki toplantı hakkında bilgi veren yabancı web sitelerden birinde Kemal Derviş için “Turkish moneyman” tabiri kullanılıyor. Kemal Derviş’in Bilderberg’e katılmasını yorumlayan Türk yazarları ise bu yüzden onu Türkiye’nin geleceği için “esas oğlan” ilan ettiler. Kemal Derviş’in esas kişi olması mümkün değil. Ondan lider değil, ancak ikinci adam olur. Benim analizlerim Türkiye’de “geleceğin efendisi”nin Kemal Derviş, Mehmet Ali Bayar ve İsmail Cem üçlüsünden İsmail Cem’in olacağı yönünde. Diğer ikisi de önemli mevkilerde olacaklar!

Bazı web sitelerinde Bilderberg toplantıları için “Cabal”, toplantının yapıldığı yer için de “Venue” tabiri kullanılıyor. Cabal “fitne”, venue de “mahkeme yeri, cinayet mahalli” anlamlarına geliyor.

Peki amaçları ne? Kesin olmamakla birlikte Bilderberg hakkında yazanlar ortak olarak şu amaçları belirtiyorlar: NATO’yu BM’nin resmi ordusu olarak kurmak. Dünya üzerinde doğrudan bir BM vergisi koymak, küresel silah kontrolü, gelecek saldırıların önlenmesi için ABD’nin serbest ticaret bölgelerini satmasını sağlamak, Euro’yu Avrupa’da, doları dünyada geçerli ortak para birimi yapmak, terörizmle savaşı sömürerek global dünyada kendi kontrollerini kârlarını da koruyarak artırmak...

Nuh Gönültaş - Zaman - 3 Haziran 2002

| GERİ |
Ana Sayfa
Aktif Ziyaretçi   
 
 

© Ayhan ÇETİNKAYA - Sazak
Son Güncelleme: