Vazgeçilmez içeceğimiz...
SU
Su, hayatın olmazsa olmaz maddelerindendir. Eski düşünürler de varlığın temel maddesi olarak su, hava, ateş ve toprağı saymışlardır.
Dünyanın %70’i, insanın %65’i, Beynin %85’i, kemiğin %20’si, kuru tohumların %5-10’u sudur. 65 kg ağırlığı olan bir insanın yaklaşık 40 kg’mı sudur. Suyun oluşum maddeleri çok ilginçtir. Suyun yapısında, biri yakıcı olan oksijen (O) diğeri yanıcı olan hidrojen (H) bulunur. Gaz halinde olan bu iki madde birleşince sıvı olan suyu meydana getirmektedirler. Ateşin iki vazgeçilmezi olan hidrojen ve oksijen suyun içinde bu özelliklerini unutmuşlar serinlik ve ferahlık oluvermişler.
Bilim adamları yüksekten bırakılan bir cismin yer çekimi sebebiyle yere doğru hızlanarak düştüğünü söylerler. Yağmur damlaları bu kurala uysalardı düştükleri yeri delik deşik ederlerdi. Yağmur damlaları tıpkı paraşüte asılmış gibi inerler. Bir kelebeğin kanadına yavaşça dokunur, menekşenin yaprağına incitmeden ilişiverirler. Kısacası yağmur rahmettir.
Gökyüzünden rahmet olarak indirilen, topraktan süzülüp tatlandırılarak içmeye hazır hale getirilen suyun vücudumuzdaki faydalarına bir göz atalım;
Suyun faydalarını saymakla bitiremeyiz. En başta gelenler şu şekilde sıralanabilir.
- Terleme ve idrar yoluyla zararlı maddelerin vücuttan atılmasını sağlar.
- Vücut ısısının kontrolünü sağlar.
- Kandaki maddelerin taşınmasını sağlar.
- Kanın asit baz dengesini ayarlanmasını sağlar.
- Besinlerin çözünmesini sağlar. (Su en iyi çözücüdür.)
- Çimlenmenin oluşumunu sağlar.
- Hücre içi madde yoğunluğunun ihtiyaca göre ayarlanması için madde alışverişinin düzenlenmesini sağlar.
NE KADAR İÇELİM?
İnsanlar normal olarak günde terleme, solunum, idrar ve bağırsak hareketleri ile 2.5 Litre su kaybederler. Görüldüğü gibi su kaybı sadece terleme ile olmaz. Nefes alıp verirken bile su kaybederiz. Yaşamımızı sürdürebilmemiz için vücuttan çıkan suyun mutlaka yerine gelmesi lazımdır. Bebek ve yaşlılarda, ishal olanlarda bu durum daha da önemlidir. Vücudumuzu bütün su ihtiyacını saf su ile karşılayamayız. Diğer faydalı içecekler ve besinlerde bu ihtiyacı gidermede suya yardımcı olurlar. Fakat susadığımızda susuzluğumuzu giderecek en iyi madde sudur. Suyun yerini başka içecekler asla tutamaz. Sağlıklı bir insan günde en az 8 bardak su içmelidir. Bu ihtiyaç su kaybının fazla olduğu yaz aylarında daha da artar. Kafeinli ve alkollü içecekler su kaybını artırır. Bu yüzden susadığımızda kola değil, su tercih etmeliyiz.
Böbreğinizde taş varsa, sıcak ve yüksek yerlerde, hareket nedeniyle terlemelerin fazla oluşunda 10 bardak veya daha fazla suya ihtiyacımız olur.
Su içmek, yemek yedikten iki veya üç saat sonra iyi ve faydalıdır. Bazı ilim adamlarına göre yemek arasında su içmek hastalıkları artırır. Su iştahı az olana kuvvet verir. Aç karna, terli iken, banyo yaptıktan sonra, meyve üzerine su içmek, bilhassa soğuk su içmek çok zararlıdır. Eğer sabredilirse hararetimiz bir süre sonra geçecektir. Ayakta su içmek her zaman hatalı ve tehlikelidir.
Vücudumuzdaki su düzeni beynimizdeki hipotalamus tarafından yapılır. Epifizden salgılanan ADH hormonu, vücuttaki su miktarının ayarlanmasını sağlar.
“Şimdi gördünüz mü içer olduğunuz suyu? Onu buluttan siz mi indirdiniz yoksa indiriciler bizler miyiz? Eğer dilese idik onu acı bir su yapardık, artık şükretmeli değil misiniz?”(Vakıa:68-70)
Osman ÇİZMECİ
Öğretmen |