Sazak'lıların Buluşma Noktası...
Atatürk
Denizli
Çal
Akkent
Sazak Resim
Eski Resim
Ziyaretçimiz
 
BATIL İNANÇLAR

 Batıl İnançlarİlk çağlardan beri her toplumdan insanlar gerçeklik payı olmayan, korkuları, çaresizlikleri, eski gelenekleri gereği genellikle doğa üstü olan olaylara inanırlar. Bu inançlar batıl inançlar olarak isimlendirilir.

Çoğu psikolojik olarak bu tür inanışların negatif etkisine maruz kaldığı için doğruluğuna ve bu tür batıl inançlara daha içten bir şekilde inanırlar.

Bana soracak olursanız batıl inançların özünde yatan; topluma, bireylere bazı bilinmesi gereken şeyleri öğretmeyi korkutarak sağlamaktır.

Aşağıdaki çoğu batıl inançlarda bunu görebilirsiniz.

Örneğin Hıristiyanlıkta olan siyah kedi, süpürge, 13. Cuma gibi batıl inançlar Avrupa’nın paganizmi unutturma çabalarından kaynaklanmaktadır.

Örneğin Anadolu’da yaygın olan batıl inançlarda ise yine öğretiler söz konusu olabilmektedir. Elektriğin yaygın olmadığı dönemlerde geceleri yapılan tırnak bakımı karanlık neticesinde hoş olmayan sonuçlar doğurabiliyordu. Dolayısı ile geceleri tırnak kesmenin hoş olmadığı farklı bir yöntemle bireylere anlatılıyor.

Örneğin bıçak hediye edilmesi konusundaki batıl inanç eskiden krallıkların birbirleriyle savaşmadan önce birbirlerine bıçak göndermeleriyle ilgili olabilir. Bu savaşın sebebi bile sayılabiliyormuş.

Ev içerisinde şemsiye açmanın tehlikeli olduğu ortada, küçük bir mekanda açılan şemsiye mekanda bulunanlara istemeden zarar verebilir.

Kısacası benim görüşüm batıl inançların ortaya çıkmasındaki en büyük etken korkutularak bazı şeylerin öğretilmesinin yada şartlı davranılmasının daha kolay olmasıdır.

Mezarlıklardaki ağaçlar toprakta oluşan azotu kullanır, havayı temizler, toprağın kaymamasını sağlar vs. İnsanlara böyle söylediğinizde sizi dinlemezler gidip o ağaçları yinede ihtiyaçları için kesebilirler.

Mezarlıkların ağaçlara ihtiyacı vardır. İnsanlara mezarlıktan ağaç kesmenin çarpılmayla sonuçlanacağını anlatmak onları bu eylemden daha kolay uzak tutmaktadır çünkü dinin korkutucu ve caydırıcı etkisi büyüktür.

Öyle ya da böyle insanlar garip şeylerde şansı veya şansızlığı bulmuşlar ve bazı olay ya da objelerin kötü ya da iyi kaderi getirdiğine inanmışlar.

Aşağıda bu batıl inançlardan dünya çapında ve ülkemizde olanların bazılarını görebilirsiniz…

Dünya’da Batıl İnançlar

 13 Rakamı 13. Cuma: İskandinav mitolojisinde 12 tanrıya 13. kötü tanrının katılmasının insanlara kötü talih getirdiğine inanılır.

2 ayaklı merdiven açıkken bir üçgen oluşturur. Altından geçmek bazı Hıristiyanlarca kutsal üçlemenin bozulmasına neden olduğuna inanılır. Kutsal üçleme kırılarak şeytanla bir anlaşma içerisine girildiği söylenir ve kötü şans getirir.

Antik Mısır’da Tanrıça Bast siyah bir kedi olarak tasvir edilirdi. Hıristiyanlarca diğer dinleri çağrıştıran her türlü obje kötü şans getirirdi ve dinlerine karşı çıkardı siyah kedi de dinlerine zarar verecek tanrıyla aralarına girecek bir objeydi. Hatta kedileri olan kadınlar bir dönem cadılıkla suçlanıp cezalandırılmıştı Engizisyon Mahkemeleri zamanında.

Yakınlarda bir baykuş 3 kez öttüğünde oraya ölüm getirdiğine inanılır kimilerince.

Ortada hiçbir şey yokken evin içinde bir köpeğin havlaması sonucunda evde birinin hastalanacağına inanılır.

Masada bıçakların üst üste gelmesi durumunda yani hane içerisinde masada duran bıçaklar çakışırsa o evde kavga olacağına inanılır.

Sebebi ve temeli bilinmese de evde kırılan aynanın 7 yıl şansızlık getirdiğine inanılır. Durduk yere sebepsiz kırılan aynanın ise ölüm getirdiğine..

Birçok toplumda batıl olarak ev içerisinde şemsiye açmanın kötü şans getirdiğine inanılır.

1 Mayıs’tan önce ağaçtan çiçek koparıp eve getirmek kötü şans getirir.

Birine karşılığında başka birşey almadan eldiven vermek kötü şans getirir.

Suya, denize taş atmak kötü şans getirir.

Yeni ayakkabılar masanın üstünde bırakılmaz.

Yeni eve taşınırken eski evin süpürgesi yeni eve götürülmez.

Kulağınız yanıyorsa biri sizi anıyor demektir. Sol kulak yanıyorsa kötü sağ kulak yanıyorsa iyi şekilde.

Sol elinizin avuç içi kaşınıyorsa kavga edeceksiniz sağ elinizin avuç içi kaşınıyorsa para gelecek.

İyi birşeyden bahsederken ve zarar gelmesi istenmiyorsa tahtaya 3 kez vurulur.

Süpürgeyle vurduğunuz kişi tembel olur.

Eğer fakir birine yeni bir çift ayakkabı vermezseniz hayatınız boyunca öldükten sonra diğer yaşama çıplak ayakla gidersiniz.

Birinin bardakta yarım kalmış suyuna su ilave ederek içilmez kötü kader getirir.

Cadılardan korunmak için mavi boncuk taşınır.

Eğer köprüde bir arkadaşınıza hoşçakal derseniz o arkadaşınızı bir daha göremezsiniz.

Fırtınalı havada saç kesmek iyi şans getirir.

Kediler bebeklerden uzak tutulur, kedilerin bebeklerin nefesini çaldığı söylenir.

Tırnaklar veya saçlar kesildikten sonra yakılmalı veya gömülmelidir.

Anadolu’da Batıl İnançlar

Mezarlık, ziyaret  yerlerindeki ağaçları kesenler çarpılır.

Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır.

Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur.

Kurban kesilirken hayvan dilini dışarı çıkarırsa kurban sahibi o yıl içerisinde ölür.

Bir çocuk sürekli ağlarsa o evde mutlaka ölüm meydana gelir.

Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür.

Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür.

Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir.

Mezarlıktan ağaç kesilmez. Ağaçta cin olduğuna inanılır.

Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur.

Yoğurdun güzel olması için mezardan çırpı toplanarak, kaynayan sütün altına atılır.

Ölünün yıkandığı evde üç gün ışık yanar.

Baş sağlığına gelen kişilerin ayakkabıları ters çevrilmez.

Mezar kazıcısına para verilmezse ölünün rahatsız olacağına inanılır.

Yılan öldürülüp, suya atılırsa ve yılan suda kaybolursa yağmur yağar ve durmaz, seller olur.

Kurt uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar.

Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir yıkım olur.

İnek doğurunca eve ağır bir şey alınırsa ya da ağır bir şey kaldırılırsa ineğin sütü kesilir.

İneğin sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır.

İlk yaylaya çıkışta sığırların ortasından bir yabancı geçerse sığırlar hamile kalmaz, doğum yapmazlar.

Bir kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzluktur, mümkünse gidilen yoldan geri dönülür.

Çakal uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım gelir.

Çakal ulumaya başlayınca hava açacak, günlük güneşlik olacak demektir.

Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir.

Sabah evinden başkasına ateş verenin ocağı söner.

Ocağın üstünü boş bırakmak uğursuzluk getirir.

Sacayağının birdenbire devrilmesi evin başına bir yıkım geleceğini gösterir.

Tencerede su boşu boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır.

Lamba yakılmayan evin ocağı her vakit kararır. Aynı zamanda ev sahibinin öldükten sonra mezarı da karanlık olur.

Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir.

Ateşi söndürmek için su dökülmez, ateş toprakla örtülür.

Ateş çok önceden sönmüş olsa dahi külün yanında yatılmaz. Külde cin ve şeytanın oynak yaptığına inanılır.

Ateşin çıkardığı ses ateşi yakan kişi hakkında dedikodu yapıldığına işarettir.

Kara ağaçtan düşen yaşamaz.

Kara ağaçtan beşik, sandık yapılmaz.

İncir ağacının altında uyuyanları şeytan alır götürür.

Ceviz ağacının altında yaşayanları şeytan alır götürür.

Tarlada .... yapılırsa bereket olmaz.

Üzümün tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenler yetim kalır.

Çocuğun bezleri yabani ağaca asılırsa çocuk yabani olur.

Nar tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir.

Diş düşürülünce o diş kimsenin göremeyeceği bir yere saklanmalı ya da gömülmelidir.

Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır.

Parmakların çatırdaması iyidir, insanın sağlıklı olduğunu gösterir.

El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir.

Tokalaşırken ya da birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır, sol el uğursuzluktur.

Baş taranırken dökülen saçları dökmek doğru değildir, bunlar toplanır, ölünce o kişinin kabrine konur. Çünkü bu saçlar kıyamet gününde tekrar bitecektir.

Hamile kadın aş eridiği sırada neye bakarsa doğacak çocuk ona benzeyecektir.

Akşam soğan yenen yere melekler gelmez.

Gece aynaya bakanın ömrü kısa olur.

Gece acı (biber, soğan, sarımsak) evden dışarıya verilmez.

Yoğurt, süt, peynir gece dışarıya verilmez. Vermek gerektiğinde üzerine kömür, üzerlik veya yeşil bir dal konularak verilir.

Gece ıslık çalmak günahtır.

Gece evden eve tuz verilmez.

Akşam kapının önü süpürülmez.

Ekmek aktaracağı evden eve verilmez.

Çocuklar gece beş taş oynarsa düşman gelecek denir.

Değirmenden ilk gelen unla yapılan ilk ekmeği yiyen kişinin karısı ölür.

Ekmek kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür.

Gurbete giden kişinin azığından bir parça ekmek çalınır.

Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır.

Evin temeline karataş koymak iyi değildir.

Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar.

Duvar dibinde uyumak iyi değildir, insan çarpılır.

Evin içerisi temiz olmazsa oraya melekler değil şeytanlar gelir. Böylece o evde mutluluk değil geçimsizlik olur.

Evden bir kişi gurbete gittiği zaman o gün ev süpürülmez, dışarıdan misafir alınmaz.

Eşya taşımak için kullanılan ala iple komşunun evine girilmez. Komşunun başına bir uğursuzluk geleceğine inanılır.

Kapı eşiğinde oturulmaz, insan fakir olur.

Kapı eşiğinde oturulmaz, insan bekar kalır.

Urganla komşunun evine girilmez. Aksi halde komşunun evinde kıtlık olur.

Kapı eşiğinde oturulmaz, kapı eşiğinde şeytan bulunur.

Yağmur yağarken kapı eşiğinde oturmak günahtır.

Odanın ışığını evin erkeği yakarsa o ev daima nur içinde ve bereketli olur.

Kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluktur.

Bir kadın iki erkeğin arasından geçerse çocuğu olmaz.

Bir adam iki kadının arasından geçerse sözü geçmez.

Bir erkek iki kız arasından geçerse köse olur.

Yarım çay içen kadın dul kalır.

Ava gidecek kişinin önünden kadın geçerse avlanamaz. Bundan dolayı o kişi ava gitmekten vazgeçer.

Kız çocuğunun ilk kez kesilecek saçını dayısı keserse saçı gür olur.

Oğlan çocuğunun saçını ilk kez amcası veya dayısı keser.

Kız baba evinden perşembe veya pazar günü çıkar.

Makası açık bırakmak düşmanlarınızın sizin hakkınızda konuşmasına neden olur.

Çarşamba gecesi işlenilmez, çamaşır yıkanmaz, temizlik yapılmaz.

Gece tırnak kesilmez, ıslık çalınmaz, sakız çiğnenmez.

Gelinin ayakkabısının altına kimin ismi yazılırsa en kısa zamanda ismi yazılan kişi evlenir.

Birisi uzunca vakit eve dönmezse veya kaybolmuşsa ayakkabısına tuz dökülür. Kişi en kısa zamanda evine geri döner.

Kaynak: http://blog.onurpay.com/2007/07/27/batil-inanclar.html



1. Evlere nazar değmesin diye nal çakmak, iğde dalı asmak.

2. İnsan vefat eder etmez ayakkabılarını kapının önüne koymak.

 Nazar Boncuğu 3. Nazar boncuğu takmak. Bu boncuğu takmanın hiçbir faydası yoktur. Nazar boncuğu takmak günahtır. Bunun nazarı gidereceğine inanmak ise Allah’a ortak koşmaktır.

4. Hıdırıllezde ev sahibi olmak için çamurdan ev yapmak.

5. Türbelere mum dikmek, bez bağlamak.

6. Gelin eve girerken testi kırmak.

7. Fal baktırmak.

8. Ölünün haftası, kırkıncı, elliikinci gecesi gibi şeylerinde islamda yeri yoktur. İnsan ölü için her zaman dua etmeli, Kur’an okuyup ölünün ruhuna bağışlamalıdır.

9. Ateşin üzerinden atlanırsa evi olurmuş.

10. Dilek tutulup havuzlara para atmak.

11. Kadınların ölülere ağıt yakmaları. Bu günahtır.

12. Kısmetin açılması için yeni kesilmiş söğüt dallarıyla  yoldan geçenlerin kafalarına vurmak.

13. Ay ve güneş tutulduğu zaman teneke çalmak.

14. Avuç kaşınırsa kendisine para gelecekmiş.

15. Kurşun döktürmek.

16. Bıçağı birbirine verirken bıçağa tükürmek.

17. Ölünün arkasından kırkıncı veya elliikinci gecelerinde helva dağıtmak.

18. Çocuklara mavi boncuk takmak.

 Baykuş 19. Baykuşun ötmesinden kötü manalar çıkarmak.

20. Misafir giderken arkasından su dökmek.

21. Kızın kısmeti açılsın diye falcıya gitmek, kilit bağlayıp suya atmak, türbeleri dolaşmak.

22. Türbelerde tavuk kesmek.

23. Akşamları evi süpürmemek.

24. Bazı günleri uğursuz saymak. Salı günleri sallanır gibi.

25. Hıdırıllez bayramı diye İslamda bir bayram yoktur.

26. İki bayram arasında nikah yapmamak.

27. Hayızlı kadının başkasının kundaktaki çocuğunun yanına sokulmaması.

28. Bir şeyi kaybolduğunda falcıya, üfürükcüye gitmek.

29. Çocuğun göbeği düştüğünde eve gömülmesi gerekirmiş ki büyüyünce eve bağlı olsun.

30. Falanca yerdeki delikten geçenin günahları af olur diyerek oraya gidip delikten geçmek.

31. Taşı başka bir şey üzerinde gezdirip eğer taş bu şeye yapışırsa dilediğim şey olacak diye inanmak.

32. Köpeğin havlamasından mana çıkarmak.

33. Merdiven altından geçmemek.

34. Yılbaşı kutlamak.

35. Kandil gecelerinde evde mum yakmak.

36. Çocuk bacakları arasından baktığı zaman eve misafir gelecek demek.

37. Yoldan tavşan geçti diye geri dönmek.

38. Kuşun ötmesinden, geçmesinden, inmesinden iyilik ve kötülük beklemek.

39. Ayın onüçüncü günü uğursuzmuş.

40. Horozun sesini yada bir kuşun sesini duyup kuş iyi ötmedi bir şey olacak diye söylemesininde İslamda yeri yoktur. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) bu tür sözleri sevmezdi.

41. Evin içinde terlik ters olarak bulunursa o evden ölü çıkar.

42. Baykuş bacaya konarsa o evden ölü çıkar.

43. Evde bardak, tabak gibi birşeyin  kırılmasıyla bunun bir şeye sebep olacağını sanmak.

44. Birinin başına bir iş geldiği zaman bu işin kendine gelmemesi için kulağını çekip masaya veya başka bir şeyin üzerine vurmak.

 Dört Yapraklı Yonca 45. Dört yapraklı yonca uğur getirirmiş.

46. Ölüye tabutuna veya kabrine karşı saygı duruşunda bulunmak.

47. Kabre çelenk koymak.

48. Kurbanın kanını alnının ortasına sürmek.

49. Para gelmesi isteniyorsa elindeki paraları çıkın yapıp gül ağacına asmak.

 Kara Kedi 50. Kedi ve köpeğin yolda yürüyen bir kişinin önünden geçmesi uğursuzlukmuş.

51. Onüç rakamı uğursuzmuş.

52. Salı günü işe başlamak veya yola çıkmak uğursuzlukmuş.

53. Gece aynaya bakmak veya tırnak kesmek uğursuzlukmuş.

54. Şans getirsin diye veya uğurlu olsun diye yüzük, kolye,  bilezik takmak.

55. Yatağının üstüne kimseyi oturtturmamak.

56. Yatağından ters kalkarsan işlerin ters gidermiş.

57. Kuş sağ tarafından uçarsa bir işi yapmak.

58. Kuş sol tarafından uçarsa bir işi yapmamak.

59. Anneler gününü kutlamak.

60. Babalar gününü kutlamak.

61. Leyleği uçarken gören seyahat edermiş.

62. Bir bardak yere düşüp kırılmadıysa bunu uğursuzluk sayıp bardağı atıp kırmak.

63. Perşembe çamaşır yıkanırsa zengin olunur.

64. Salı günü yeni elbise giyilirse yanar.

65. Çarşamba günü süt içmek, ev satın almak iyi değildir.

66. Cuma akşamı ve Cuma günü ev temizlemek günahtır.

67. Cumartesi çamaşır yıkamak uğursuzluk getirir.

68. Arafe günü dikiş dikmek günahtır ve dikiş diken kadının ölmüş çocuğu varsa onun derilerini diker.

69. Gece ev süpürmek fakirlik getirir.

70. Cuma akşamı ev süpürülürse meleklerin kanadı kırılır ve eve kıtlık gelir.

71. Cenaze çıkan odada 40 gün ışık yakılırsa, ölünün ruhu geldiği zaman karanlıkta kalmaz evini ve odasını daha çabuk bulurmuş.

72. Akşam ve yatsı ezanları okunurken köpek ulursa o civarda biri ölür.

73. Tavşan, tilki ve kara kedi yolu keserse uğursuzluk gelir.

74. Kurbağalar sesini yükseltirse yağmur yağar.

75. Pazar günü çalışmak uğursuzluktur.

76. Hayızlı (aybaşılı) kadın sebze bahçesinden geçerse sebzeleri kurutur.

77. Hayızlı kadın akşam ezanından sonra küpten turşu çıkarırsa turşu bozulur.

78. Gelin eve ilk geldiğinde kaynanasının iki bacağı arasından içeri girerse saygılı olur.

79. Bir kız akşam ezanı okunurken merdiven altından geçerse kısır kalır.

80. Cuma günü ezan okuyan müezzine kızın baş örtüsü veya mendili sallatılırsa nasibi çıkar.

81. Çocuğu ölen kadın Cuma günü iş yapmaz.

82. Gelin olanın duvağı evde kalmış kızın başında çözülürse bahtı açılır.

83. Evde kilitlenen kilit bayram sabahı veya Cuma günü namazdan önce imam tarafından camide açılırsa kızın bahtı açılır.

84. Misafirin ardından ev süpürmek iyi değildir.

85. Zifaf gecesi gelin ve damat sabunla yıkanırsa sabun acı olduğundan aralarına acı ve ayrılık girer.

86. Ev süpürürken süpürge birine dokunursa uyuz olur. Süpürgeye tükürülürse hastalık bulaşmaz.

87. Gece tırnak kesilirse ömür kısalır.

88. Başı ağrayan kadın camiye gider yazması ile camiyi süpürürse ve yazmayı tekrar başına örterse baş ağrısı geçer. 

89. Cenaze yıkanırken teneşirin altına dökülen su bir şişeye konup habersiz sarhoşa içirilirse içkiyi bırakır.

90. Yeni doğan çocuğun ilk dışkısı yattığı odanın eşiğine veya beşiğinin altına konursa nazar değmez.

91. Evden çıkan erkek işine giderken önünü kadın keserse işi ters gider.

92. Kısa boylu kadın uğursuzluktur.

93. Çocuğu yaşamayan kadın yeniden doğum yaptığında 40 evden topladığı parçalarla gömlek dikip çocuğuna giydirirse çocuğu yaşar ve ömrü uzun olur.

94. Doğum yapan kadın 7 gün çocuğun yanından dışarı çıkmaz. Çıkarsa cinler gelir çocuğu götürür. Başka bir çocukla değiştirir.

95. Evli birinin yüzüğünü bekar bir kız takarsa kısmeti kesilir.

96. Bekar bir kız evli birinin gelinliğini giyerse kısmeti kesilir.

97. Hamileyken yumurta yiyen kadının çocuğu haylaz olur.

98. Çocuğun kırkı çıkmadan tırnağı kesilirse ya arsız ya da hırsız olurmuş.

99. Çocuk  sünnet  olurken  annesi  oklava  sallarsa  sünnet

acısız ve kolay olurmuş.

100. Bebek ayakları altından öpülürse talihsiz olurmuş.

101. Sünnetsiz ölen çocuğun parmaklarından birinin kırılması gerekirmiş.

102. Çocuğun göbeği cami duvarına veya avlusuna gömülürse dindar, ahıra gömülürse malcı olurmuş.Ayrıca suya atılırsa huyu temiz, evin içinde bir yere gömülürse gözü dışarda olmazmış.

103. Cezvede su içilirse zengin olunurmuş.

 Nal 104. Çocuklara nazar değmesin diye kurt, ayı, kartal, leylek gibi hayvanların diş, tırnak ve kemiklerinden yapılan nazarlıklar takmak.

105. Gece vakti bir evden bir eve kazan, tava ve tencere verilirse ölümü getirir.

106. Ölü yıkandıktan sonra ters çevrilmezse bir başkası daha ölür.

107. Bir evden ölü çıkarsa o evdeki su kapları boşaltılır. Eğer boşaltılmazsa Azrail suları ellediği için biri gene ölebilir.

108. Ayakkabı çıkarılırken ters çevrilirse o haneden cenaze çıkar.

109. Bir genç askere giderken evden çıkmadan önce bir dilim ekmeğin yarısını yer yarısını da bırakırsa artık ekmek onu çağıracağı için kazaya belaya uğramadan eve dönermiş.

110. Biri yolculuğa çıkarken arkasından aynaya su serpilirse kazaya uğramazmış.

111. Biri gurbete giderken arkasından su dökülürse hem kazaya uğramaz hem de gurbetten çabuk dönermiş.

112. Evliliğin ilk günü (gerdek gecesi) erkek veya kadın hangisi önce uyursa o daha evvel ölürmüş.

113. Nikah kıyılırken gelin veya damat hangisi diğerinin ayağına basarsa onun sözü geçermiş.

114. Otururken bacak sallanırsa alacaklı kapıya gelirmiş.

115. Soğan kabuğuna basılırsa fakirlik gelirmiş.

Bunların hiçbirinin İslam'da yeri yoktur.

Kaynak: http://www.minare.net/forum/islam-ilmihali/batil-inanclar-t3724.0.html



RUH, MEZARLIK, TÜRBE VE ZİYARET YERLERİ İLE İLGİLİ BAZI HALK İNANÇLARI

Ziyaret yerlerindeki ağaçları kesenler çarpılır.

Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır.

Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur.

Kurban kesilirken hayvan dilini dışarı çıkarırsa kurban sahibi o yıl içerisinde ölür.

Bir çocuk sürekli ağlarsa o evde mutlaka ölüm meydana gelir.

Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür.

Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür.

Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir.

Mezarlıktan ağaç kesilmez. Ağaçta cin olduğuna inanılır.

Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur.

Yoğurdun güzel olması için mezardan çırpı toplanarak, kaynayan sütün altına atılır.

Ölünün yıkandığı evde üç gün ışık yanar.

Baş sağlığına gelen kişilerin ayakkabıları ters çevrilmez.

Mezar kazıcısına para verilmezse ölünün rahatsız olacağına inanılır.

HAYVANLARLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI

Yılan öldürülüp, suya atılırsa ve yılan suda kaybolursa yağmur yağar ve durmaz, seller olur.

Kurt uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar.

Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir yıkım olur.

İnek doğurunca eve ağır bir şey alınırsa ya da ağır bir şey kaldırılırsa ineğin sütü kesilir. İneğin sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır. İlk yaylaya çıkışta sığırların ortasından bir yabancı geçerse sığırlar hamile kalmaz, doğum yapmazlar.

Bir kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzluktur, mümkünse gidilen yoldan geri dönülür.

Çakal uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım gelir.

Çakal ulumaya başlayınca hava açacak, günlük güneşlik olacak demektir.

OCAK VE ATEŞLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI

Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir.

Sabah evinden başkasına ateş verenin ocağı söner.

Ocağın üstünü boş bırakmak uğursuzluk getirir.

Sacayağının birdenbire devrilmesi evin başına bir yıkım geleceğini gösterir.

Tencerede su boşu boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır.

Lamba yakılmayan evin ocağı her vakit kararır. Aynı zamanda ev sahibinin öldükten sonra mezarı da karanlık olur.

Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir.

Ateşi söndürmek için su dökülmez, ateş toprakla örtülür.

Ateş çok önceden sönmüş olsa dahi külün yanında yatılmaz. Külde cin ve şeytanın oynak yaptığına inanılır.

Ateşin çıkardığı ses ateşi yakan kişi hakkında dedikodu yapıldığına işarettir.

TARIM VE BİTKİLERLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI

Kara ağaçtan düşen yaşamaz.

Kara ağaçtan beşik, sandık yapılmaz.

İncir ağacının altında uyuyanları şeytan alır götürür.

Ceviz ağacının altında yaşayanları şeytan alır götürür.

Tarlada zina yapılırsa bereket olmaz.

Üzümün tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenler yetim kalır.

Çocuğun bezleri yabani ağaca asılırsa çocuk yabani olur.

Nar tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir.

İNSAN VÜCUDUYLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI

Diş düşürülünce o diş kimsenin göremeyeceği bir yere saklanmalı ya da gömülmelidir.

Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır.

Parmakların çatırdaması iyidir, insanın sağlıklı olduğunu gösterir.

El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir.

Tokalaşırken ya da birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır, sol el uğursuzluktur.

Baş taranırken dökülen saçları dökmek doğru değildir, bunlar toplanır, ölünce o kişinin kabrine konur. Çünkü bu saçlar kıyamet gününde tekrar bitecektir.

Hamile kadın aş eridiği sırada neye bakarsa doğacak çocuk ona benzeyecektir.

KARANLIK VE IŞIKLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI

Akşam soğan yenen yere melekler gelmez.

Gece aynaya bakanın ömrü kısa olur.

Gece acı (biber, soğan, sarımsak) evden dışarıya verilmez.

Yoğurt, süt, peynir gece dışarıya verilmez. Vermek gerektiğinde üzerine kömür, üzerlik veya yeşil bir dal konularak verilir.

Gece ıslık çalmak günahtır.

Gece evden eve tuz verilmez.

Akşam kapının önü süpürülmez.

Ekmek aktaracağı evden eve verilmez.

Çocuklar gece beş taş oynarsa düşman gelecek denir.

BEREKETLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI

Değirmenden ilk gelen unla yapılan ilk ekmeği yiyen kişinin karısı ölür.

Ekmek kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür.

Gurbete giden kişinin azığından bir parça ekmek çalınır.

Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır.

EVLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI

Evin temeline karataş koymak iyi değildir.

Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar.

Duvar dibinde uyumak iyi değildir, insan çarpılır.

Evin içerisi temiz olmazsa oraya melekler değil şeytanlar gelir. Böylece o evde mutluluk değil geçimsizlik olur.

Evden bir kişi gurbete gittiği zaman o gün ev süpürülmez, dışarıdan misafir alınmaz.

Eşya taşımak için kullanılan ala iple komşunun evine girilmez. Komşunun başına bir uğursuzluk geleceğine inanılır.

Kapı eşiğinde oturulmaz, insan fakir olur.

Kapı eşiğinde oturulmaz, insan bekar kalır.

Urganla komşunun evine girilmez. Aksi halde komşunun evinde kıtlık olur.

Kapı eşiğinde oturulmaz, kapı eşiğinde şeytan bulunur.

Yağmur yağarken kapı eşiğinde oturmak günahtır.

CİNSİYETLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI

Odanın ışığını evin erkeği yakarsa o ev daima nur içinde ve bereketli olur.

Kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluktur.

Bir kadın iki erkeğin arasından geçerse çocuğu olmaz.

Bir adam iki kadının arasından geçerse sözü geçmez.

Bir erkek iki kız arasından geçerse köse olur.

Yarım çay içen kadın dul kalır.

Ava gidecek kişinin önünden kadın geçerse avlanamaz. Bundan dolayı o kişi ava gitmekten vazgeçer.

Kız çocuğunun ilk kez kesilecek saçını dayısı keserse saçı gür olur.

Oğlan çocuğunun saçını ilk kez amcası veya dayısı keser.

Kız baba evinden perşembe veya pazar günü çıkar.

Koç katımında koçun üzerine kız çocuğu bindirilirse doğacak kuzu dişi, oğlan çocuk bindirilirse erkek olur.

Kaynak: http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/359045.asp



Batıl İnançlar

Batıl inançların gerçekten de mantıklı birer açıklaması yoktur. Kökeni nereden geldiği belli olmayan bu inanışlar kimi zaman bazı insanların günlük hayatını kontrol eder hale gelmiştir. İşte size dünyanın farklı yerlerinden derlenmiş ilginç batıl inançlar…

1. Evde kuş görmek ölümün habercisidir.

2. Ekmekten tek bir dilim bile kesilirse, o ekmek ters yüz edilmez.

3. Taşınırken sakın yanınıza eski süpürgenizi almayın. Onu atın ve yenisini alın.

4. Yıl içnde gördüğünüz ilk kelebek beyazsa, tüm yılınız şanslı geçecek anlamına gelir.

 Aaa Kediii! 5. Eğer kara bir kedi size doğru yürürse size iyi şans getirir. Eğer kedi sizden uzaklaşırsa iyi şans sizden uzaklaşır.

6. Pencere önündeki meşe palamudu ağacı içeri giren ışığı keser.

7. Eğer evde hasta varsa gece vakti uluyan köpek uğursuzluk getirir.

8. Bir evden girdiğiniz kapıdan değil başka bir kapıdan çıkarsanız eve uğursuzluk getirirsiniz.

9. Yatak odasında asılı duran at nalı gece kabus görmenizi engeller.

10. Eğer sonbaharın ilk gününde düşen bir yaprağı elinizle yakalarsanız, bütün bir kış hastalıktan uzak kalırsınız.

11. Evinizdeki herhangi bir aynanın kendi kendine kırılması evden bir ikişnin ölümüne delalettir.

12. Evin içinde yere şemsiye düşürmek, eve yakın bir zamanda hırsız gireceğine işarettir.

13. Evde ölüm anında bütün pencereler açık tutulmalıdır. Çünkü ölen kişinin ruhu evi çabuk terkeder.

14. Eğer düğün sırasında damat yüzüğünü düşürürse, o evlilik uzun sürmez.

15. Rüyada kertenkele görmek gizli bir düşmanınızın olduğuna delalettir.

16. Eğer bir arkadaşınız size bıçak verirse, sizin ona demir para vermeniz gerekir. Aksi taktirde arkadaşlığınız bozulur.

17. Seyahate kesinlikle cuma günü çıkılmaz. Uğursuzluktur.

18. Rüyada kendinizi koşarken görmek hayatınızda gerçekleşecek büyük bir değişimin habercisidir.

19. Eğer evinizdeki saatin çanı bozulursa evden birisi ölür.

20. Aynı kibritle üç sigara yakmak uğursuzluktur.

Kaynak: http://www.blogpare.com/islamiyet/batil-inanclar.html

 ..................................

 
|___ Bunların hiçbirinin İslam Dini'nde yeri yoktur.   editör

Ana Sayfa
Aktif Ziyaretçi   
 
 

© Ayhan ÇETİNKAYA - Sazak
Son Güncelleme: