Peygamberimiz 571 yılında Mekke’de doğmuştur. Peygamberimizin babasının adı, Abdullah’tır. Dedesinin adı, Abdülmuttalip’tir. Annesinin adı, Amine. Annesinin babasının adı Vehb’dir. Oğullarını ismi; Kasım, İbrahim ve Abdullah’tır. Bunlar Hz. Muhammed’e peygamberlik gelmeden önce öldüler. Kız evlatları, Ümmü Gülsüm, Rukiye, Zeynep ve Fatıma, İslam’a yetişerek inanıp Müslüman oldular. Hicret ettiler. Hz. Muhammed Aleyhisselam, 40 yaşına geldiği zaman kendisine Allah tarafından peygamberlik verildi.
Hz. Muhammed’in Hayatı ve Peygamberliği
Hz. Muhammed 571 yılında Mekke’de doğdu. Doğmadan önce babasını, 6 yaşındayken de annesini kaybetti. Bunun üzerine dedesinin yanında kaldı. Dedesi ölünce, amcasının yanında kalmaya başladı.
Hz. Muhammed’in Hayatı ve Peygamberliği
İslam Dini’nin Peygamberi olan Hz. Muhammed, 571 yılında Mekke’de doğdu. Doğmadan önce babasını kaybetti. Altı yaşındayken de annesini kaybetti. Bunun üzerine dedesinin yanında kaldı. Dedesi ise, bir süre sonra öldü. Sonra amcasının yanında kalmaya başladı.
Hz. Muhammed gençlik yıllarından itibaren ticaretle ilgilendi. İlk önce kervan ticareti ile ilgilendi. Daha sonra Hatice adında Mekke’li bir hanımın ticaret işlerini yönetti. Yirmibeş yaşında ise, Hatice ile evlendi.
Hz. Muhammed evlendikten sonra da ticaretle uğraştı. Mekke’de doğruluğu ile tanınan ve sevilen bir kişiydi. Ancak O, içinde bulunduğu ortamın bir takım kötü huylarını beğenmiyordu. Bunun için günlerinin çoğunu Nur Dağı’nda bulunan Hira Mağarası’nda geçirmeye başladı. Hz. Muhammed burada derin düşüncelere dalıyordu. Kırk yaşındayken, yine böyle bir gün kendisine ilk vahiy geldi. 610 yılındaki bu olayla birlikte İslam dini adıyla yeni bir din doğdu. Aynı zamanda Hz. Muhammed’in Peygamberlik dönemi başlamış oldu.
Doğan Güneş Hz. Muhammed
Nur doğdu aleme, Muhammed doğduğu gece
Melekler indi gökten Rasulümüz geldi diye
Çağırdılar insanları Allah’a iman etmeye
Yalvardı Rabbine putlar yıkılsın diye
Hak yoluna gelin dedi
Hakikati bilin dedi
Kırk yaşına gelince Peygamberlik verildi
Allah bir deyince, putlar yere serildi
Cebrail Aleyhisselam Hira Dağı’na indi
Peygamber’e “Oku” emrini verdi
Ardından ayetler indi birer birer
Şeytanın şerrinden kurtuldu mü’minler
Ulu Peygamberimiz geçince başa
Halk nurla doldu bir anda
Işık oldu, rehber oldu halka
Allah adı duyuldu tüm kâinatta
Yaradan’ın Yüce Elçi’si
Gönüllerin solmayan sevgilisi
Alemlerin rahmeti
Canım sana feda Ya Muhammed!
Yüce Peygamber
Seni beni seven
Yeryüzünü süsleyen
Alemleri neşelendiren
Yüce Peygamberdir Yüce Peygamber
Gözeten her canlıyı
Besleyen her canlıyı
Koruyan her canlıyı
Yüce Peygamberdir Yüce Peygamber
Yağmurla insanları koruyan
İnsanları seven, sayan
Melekleri sayan
Yüce Peygamberdir Yüce Peygamber
Arıyı öldürmeyen
Bülbülle birlikte gülen
Allah’ın verdiği nimetle herkesi doyuran
Yüce Peygamberdir Yüce Peygamber
Çiçekleri koparmayan
Yüce Peygamberdir Yüce Peygamber
Peygambere Yazacaklarım
İlim, edep, terbiye, güzel ahlak. Büyüklere hürmet etmek, küçükleri sevmek. Peygamberimizin ilk sözü “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” diye buyurmuştur. Ben de, Peygamberimiz yanımda olsaydı, O’nun emirlerini, sünnetini yerine getirirdim.
Peygambere Yazacaklarım
…… Peygamberimizin sözünü dinlerdim…
Hazret-i Muhammed’den İsteklerim
Sağlıklı olmasını isterdim. Benim doktor olmamı sağlamasını isterdim. Bizi, mutlu etmesini isterdim. Herkese yardım etmesini isterdim. Herkesi mutlu etsin isterdim.
Peygamber Efendimiz hayatta olsaydı, bizi her kötülükten korurdu.
Peygamber iyilik doludur. Peygamber sevgi, saygı doludur.
Peygamber Efendimize Mektup
Eğer Peygamber Efendimiz (s.a.v.) olsaydı; Hırsızlık, suç, cinayet, insanlara kötü davrananların ve bunun gibi suç işleyenlerin cezalandırılmasını ve bir daha böyle yapmamasını isterdim.
Her gün namazlarını kılmasını ve dua etmesini isterdim. Herkese iyiliği, güzelliği, yaşamın nasıl olduğunu gösterirdim. Bir insan kendi alın teriyle çalışıp, çabalayıp para kazanıyor. Başka bir kişi geliyor onun parasını çalıyor ve Peygamber efendimiz ona yanlış yoldan gittiğini söyler.
Peygamberimize
Peygamberimiz (s.a.v.) insanları doğru yola çekmek amacıyla Yüce Allah’ımız tarafından gönderilmiştir. Peygamberimiz, her şeye karşın mücadele etmiştir. O dönemde cehaletin esiri olmuş insanları doğru yola çağırmıştır. İnsanları iyiye güzele ve doğruya teşvik etmiştir.
Peygamberimizin ne kadar güzel huylara sahip olduğunu lakabından anlamamız mümkündür. Hz. Muhammed’e ilk inanan karısı Hz. Hatice’dir.
İnsanlar, o dönemdeki cahilleri nedeniyle bir çok yanlış yapmışlardır. Peygamberimize inananlara zulüm edilmiş, putlara tapılmıştır. Dine inanmayanlar, bir yere gidecekleri zaman her şeyini Peygamberimize emanet ederlerdi. Hem de Peygamberimize inanmazlardı.
Dinimize ve Peygamberimize inanmadıkları halde nasıl emanet edebiliyorlardı? O’na güveniyorlardı ama inanmıyorlardı.
Neden Peygamberimize emanet ediyorlardı? Neden putlarına emanet etmiyorlardı? Hz. İbrahim’in putların başını uçurmasında, putlar koruyabilseydi kendilerini koruyabilirdi. Kendilerini koruyamadılar ki, nasıl onları korusunlar?
İslam Dini’ne ve Peygamberimize işte bu nedenlerden dolayı inanıyorum.
Peygamberim
Peygamberim, siz gelmeden önce yani Allah-ü Teala sizi bize göndermeden önce kız çocuklarını diri diri gömerlermiş. Bu olayı ben duyunca çok ilgimi çekti.
Peygamberler gönderilmeden önce insanlar çok cahilmişler. Daha sonra Allah-ü Teala, peygamberi gönderince insanlar eğitimli bir toplum olmuş. Allah bütün varlıkları en iyi biçimde ve kullanışlı şekilde yaratmış.
Bu sene benim takdir almam da Allah tarafından geldi.
Allah olmasaydı hiçbir canlı, cansız varlık yaşayamazdı. Eskiden savaşlar da olurmuş. İnsanlar eskiden cahil oldukları için savaşırlardı ama bugün dünyamızda çok sayıda eğitimli insan olmasına karşın yine de savaşlar oluyor. Savaş yerine barış olsaydı, ülkemiz de kalkınmış bir ülke olurdu. Bu da bizlerin iyiliğimize neden olur.
İyi ki, Allah’ım, Peygamberimizi bizlere gönderdi ve böyle günleri bizlere gösterdi.
Sevgili Peygamberim
Sizin isminizi duyunca ilk aklıma gelen, iyilik, güzellik, doğruluk ve güvenilirlik olur. Sizi hiç görmedik ama büyüklerimizden sizin ne kadar iyi bir insan olduğunuzu öğrendik. Siz İslam Dini’ni insanlara tanıtmış ve onları iyi yola çağırmışsınız. Sizin en çok beğendiğimiz ve sizin gibi olmak istediğimiz yönlerinizden birisi de azminiz ve yılmamanızdır. O kadar savaşa ve sizi öldürmeye çalışan kafirlere karşı hiç yılmadan savaşıp oradaki insanlara iyiliği, güzelliği, dürüstlüğü öğretip onları doğru yola çağırmışsınız.
Aslında bizler de o kadar dürüst ve iyi olamamışızdır. İster istemez, yalan söyleyip başkalarının kalplerini kırdığımız olmuştur.
Peygamberim siz burada olsaydınız, sizinle konuşabilseydim; İlk önce, insanların kullandıkları kötü sözlerin, yani küfürlü kelimelerin ortadan kalkmasını isterdim. Çünkü, örneğin, bizim köyümüzde büyük-küçük, çoluk-çocuk, genellikle erkekler olmak üzere herkesin iki lafının biri küfürlü oluyor. İnsan bunları duyunca çok üzülüyor.
Sonra herkesi namaz kılmaya teşvik etmenizi isterdim. Çünkü, namaz kılan insanların kalpleri daha temiz ve iyilik dolu olurmuş. Herkes iyi kalpli olur ve birbirine yardım ederse toplum daha huzurlu ve güvenli olur.
Ayrıca, haramın ne kadar kötü olduğunu anlatmanızı ve insanları, sadece helal olan alın teriyle kazandıkları şeyleri kullanmaları gerektiğini söylemenizi isterim.
Bugünkü toplumumuzda herkes birbirinin malının peşinde. Her yer kapkaççı, hortumcu kaynıyor. Hatta çantasını vermeyen kadınların elini, kolunu, boğazını, çeşitli yerlerini kesip ölüme kadar bile götürüyorlar. İşte bu ve buna benzer sorunların çözülmesini, insanların birbirleriyle kardeş gibi sevgi, saygı ve mutluluk içersinde yaşadıkları, savaşların çıkmadığı, insanların para için birbirlerini öldürmedikleri huzur dolu bir toplumda yaşamak isterim.
Sevgili Hz. Muhammed
Bütün Müslümanlar sizi çok seviyor. Siz kötü insanları doğruluğa yönelttiniz. Size uymayan bazı kötü insanlar, sizin güzel bir hayat içinde yaşadığınızı ve cesaretinizi görünce size uymaya başladılar. Ben sizi rüyamda görmek, elinizden tutmak, size sarılmak istiyorum.
Yüce Peygamberimize Mektup
Yüce Peygamberimiz hayatta olsaydı insanları kötülüğe uzak, iyiliğe yakın olmamızı isterdi. Peygamberimiz her zaman her yerde bizi korurdu. Peygamberimiz bizi koruduğu için biz de O’nu çok severiz. Ama herkes O’nun öldüğüne üzülüyor. Biz de çok üzülüyoruz. Ben 1. Allah’ı, 2.’de Peygamberimizi çok seviyorum. Allah’ın nimetini geri çevirmemeli.
Yüce Peygamberimizi çok sevelim.
Peygamberimize Mektup
Peygamber Efendimiz dünyada yaşasaydı bizi her kötülükten korurdu. Bizi sever ve sayardı. Peygamber Efendimiz şu anda dünyada olmadığı için bizi kötülüklerden koruyamıyor. Ve çocukları göremiyor. Bizi sevemiyor. Ve insanları görmüyor. Peygamberimiz ölmeseydi onu seven ve sayan insanlar vardı. Peygamberlerden birisinin ismi Muhammed’dir.
Bunu, Peygamber Efendimize yazdım.
Hz. Muhammed Olsaydı
Hz. Muhammed olsaydı O’na peygamberlerin özelliklerini sorardım. Kur’an-ı Kerim’den Yasin-i Şerif duasını okumasını isterdim.
Nasıl peygamber olduğunu sorardım. Peygamberlerin niçin huzur olamayan yerlere gittiğini sorardım. O’na namaz kılmasını isterdim.
Daha sonra Kur’an-ı Kerim’in nasıl oluştuğunu sorardım. “Sen bir Peygambersin. Allah seni niçin peygamber yaptı?” sorusunu “Bana düşüncelerinle açıklar mısın?”
Nur Yüzlü Peygamberim
Sen daha doğmadan önce insanlık senden haberdardı ve herkes senin geleceğin günü dört gözle bekliyordu. Sen doğdun, yer gök senin doğumunu kutladı.
Sen normal insanlardan çok farklıydın. Henüz peygamber olmamıştın ama hiçbir hatan yoktu. Herkes seni örnek alıyordu. Ama insanlık içinde seni kabul etmeyen de vardı ve artık peygamberlik geldi.
Allah tarafından sana peygamberlik gelmesine rağmen birçok insan sana inanmadı. Sana işkenceler, zulümler yapıldı. Sen o kadar sabırlı ve iman dolu bir insandın ki, bu işkencelere aldırmadan Allah yolunda yürümeye devam ettin.
Sen eşi benzeri olmayan, mükemmel biriydin. Allah’ın en sevgili kuluydun.
Biz bugünlere sensiz geldiğimiz için çok üzgünüz. Keşke seni görebilseydik. O zaman belki sana çok daha iyi bir ümmet olurduk. Ama yine de kalbimiz senin aşkınla dolu.
Allah’ım bizlere, senin sancağın altında gölgelenmeyi nasip etsin.
Sevgili Peygamberimiz
Sevgili Peygamberim sizi çok ama çok seviyorum. Çünkü siz bize doğruyu, yanlışı ve güzel davranmayı öğrettiniz. Çocukları sevip okşar, hastaları arayıp sorar, fakirlere ve yoksullara yardımcı olurdunuz. Sen insanlara, hayvanlara zarar vermezdin.
Ellerinizden öperim.
Peygamberimize Mektup
Peygamberim seni sever ve sayarım. Anneni ve babanı sever ve sayarım.
Peygamberim hiç yalan söylemiyormuşsunuz. Ben de sizin gibi yalan söylememeye çalışıyorum.
Hz. Peygamber’e Mektup
Peygamber Efendimizin iyi bir insan olduğunu kendisiyle konuşmadan, görüşmeden genellikle hepimiz biliriz. Peygamber Efendimiz burada olsaydı, O’nda şunları dile getirirdim; eski günlerdeki gibi genç kızların diri diri toprağa gömülmemesini, eskisi gibi kötü alışkanlıkların, cahilliklerin giderilmesini isterdim. Kız çocukları, erkek çocuklarının okutulmasını isterdim. Kadın erkek eşitliğinin olmasını isterdim. Herkesin kazandığı parayı, alın teriyle kazanmasını isterdim.
Herkes bildiği halde, iğrendiği bir kişiye bile bile canilikler ve cahilce davranabilir.
Peygamber Efendimiz çocukları çok seven biriydi. Fakire, yoksula, kimsesize, herkese yardım ederdi. Hz. Peygamber insanlara öğütler verirdi. Bir gün Hz. Peygamber, onlara:
“- Size dört şeyi emrediyor, dört şeyi men ediyorum: Allah’a inanmak ve Allah’tan başka ilah olmadığına şahadet etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekatı vermek, Ramazan’da oruç tutmak, ganimetin beşte birini Beyt-ül Male vermek. Yasakladığım dört şey ise; Şarap için kullanılan kabak, ağaç, çanak ve ziftli kapları kullanmamak.” buyurdu.
Peygambere Mektup
Sevgili peygamberim, sizi çok ama çok seviyorum. Çünkü siz, bize doğruyu ve yanlışı öğrettiniz. Siz insanlara güzel davranmayı öğrettiniz. Siz çocukları çok severdiniz, onlara hediye verirsiniz. Hayvanlara zarar vermezsiniz. Hiç insan öldürmezsiniz, onlara zarar vermezsiniz.
Peygamberimiz
Peygamberimiz (s.a.v.) 571 yılında Mekke’de doğdu. Annesi Hz. Amine, babası Hz. Abdullah’tır. Peygamberimiz çok küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiş. Küçükken çok dürüst ve iyi kalpli bir çocuktu. Genç yaşta ticarete meraklanmış ve ticaretle uğraşmıştır. 610 yılında peygamber olmuştur. Peygamber olunca, İslam dinini yaymaya başlamıştır. Bu sırada birçok güçlükle karşılaşmıştır. Fakat yılmadan mücadele etmiş gerektiğinde savaşarak İslamiyet’i yaymayı başarmıştır.
Hz. Muhammed (s.a.v.) Peygamberlerin sonuncusudur. Kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an-ı Kerim İslam dininin yani Müslümanların kutsal kitabıdır. Peygamberimiz 625 yılında, Mekke’den Medine’ye hicret etmiştir. 632 yılında Veda Hutbesi’ni okumuştur. 63 yaşında Medine’de vefat etmiştir.
|