|
 |
|
 |
-
"Oğullarım! Gidiniz de Yusuf'la kardeşini araştırınız; hem sakın Allah'ın inayetinden ümidinizi kesmeyiniz. Zira, kafirlerden başkası Allah'ın inayetinden ümidini kesmez."(Yusuf:87)
- Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
- Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak.
- Dünyada inanmam, hani, görsem de gözümle:
- İmanı olan kimse gebermez bu ölümle.
- Ey dipdiri meyyit! "İki el bir baş içindir"
- Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
- His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
- Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
- Kurtulmaya azmin, niye bilmem ki, süreksiz?
- Kendin mi senin, yoksa, ümidin mi yüreksiz?
- Atiyi karanlık görüvermekle apıştın?
- Esbabı elinden atarak ye'se yapıştın!
- Karşında ziya yoksa, sağından, ya solundan,
- Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
- Alemde ziya kalmasa, halk etmelisin, halk!
- Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
- Herkes gibi dünyada henüz hakk-ı hayatın,
- Varken, hani herkes gibi azminde sebatın?
- Ye's öyle bataktır ki: Düşersen boğulursun.
- Ümmide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
- Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
- Me'yus olanın ruhunu, vicdanını bağlar,
- La'netleme bir ukde-i hatır ki: Çözülmez...
- En korkulu cani gibi ye'sin yüzü gülmez!
- Madam ki alçaklığı bir, ye's ile şirkin;
- Madam ki ondan daha mel'un, daha çirkin
- Bir seyyie yoktur sana; ey unsur-i iman,
- Nevmid olarak rahmet-i mev'ud-i Huda'dan,
- Hüsrana rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;
- Kendin yanacaksan bile, evladını yakma!
- Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...
- Sesler de: "Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş!"
- Lakin, hani, milyonları örten şu yığından,
- Tek kol da "Yapışsam..." demiyor bir tarafından!
- Sahipsiz olan memleketin batması haktır;
- Sen sahip olursan bu vatan batmıyacaktır.
- Feryadı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...
- Uğraş ki: Telafi edecek bunca zarar var.
- Feryad ile kurtulması me'mul ise haykır!
- Yok yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
- "İş bitti... Sebatın sonu yoktur!" deme; yılma.
- Ey millet-i merhume, sakın ye'se kapılma.
-
|
|
(1913) |
|
 |
|
 |
| |
|
|
|