|
 |
|
 |
-
-
- HALA MI BOĞUŞMAK?
- "Birbirinize de girmeyin ki, ma'neviyatınız sarsılmasın, devletiniz gitmesin."(Enfal:46)
- Sen! Ben! desin efrad, aradan vahdeti kaldır;
- Milletler için işte kıyamet o zamandır.
- Mazilere in, mahşer-i edvarı bütün gez:
- Kaanun-i İlahi, göreceksin ki, değişmez.
- Tarih, o bizim eştiğimiz kanlı harabe,
- Saklar sayısız lahd ile milyonla kitabe.
- Taşlar ki biner parçadır üstünde zeminin,
- Ma'na-yı perişanı birer nakş-ı cebinin!
- Eczasını birleştirebildinse elinle.
- Gel,şimdi o elfaz-ı perakendeyi dinle:
- "Her hufre bir ümmet, şu yatanlar bütün akvam;
- Encama bu ahengi veren aynı serencam!"
-
Ey zair-i avare, işittin ya! Demek ki:
Birmiş bütün ümmetlerin esbab-ı helaki.
-
Lakin bilemem, doğru mudur eylemek işhad
Mazileri, mazideki milletleri? Heyhat!
Bir nesle ki eyyamı asırlarca vekaayi',
- Etmek ne demek, vaktini tarih ile zayi'?
- Boştur, hele ibret diye a'makı tecessüs,
- Ayat'ı İlahi dolu afak ile enfüs.
- Bunlarda tecelli eden esrara bakanlar,
- Ümmetler için ruh-i bekaa nerdedir, anlar.
- Bilmem neye bel bağlıyarak hayr umuyorduk,
- Bizler ki o ayata bütün göz yumuyorduk?
- Dünyada nasihat mı olur Şark'a müessir?
- Binlerce musibet, yine haib, yine hasir!
- Ey millet-i merhume, güneş battı... Uyansan!
- Hala mı, hükümetleri, dünyaları sarsan,
- Seylabelerin sesleri, afakın enini,
- A'sara süren uykun için gelmede ninni?
- Efradı hemen bir milyar olur bir sürü akvam,
- Te'mini beka namına eyler durur ikdam.
- Bambaşka iken her birinin ırkı, lisanı,
- Ahlakı, telakkileri, iklimi, cihanı,
- Yekpare kesilmiş tutulan gaye için de,
- Vahdtten eser yok bir avuç halkın içinde!
- Post üstüne hem kavgaların hepsi nihayet;
- Hala mı boğuşmak? Bu ne gaflet, ne rezalet!
- "Hürriyeti aldık!" dediler, gaybe inandık;
- "Eyvah! bu baziçede bizler yine yandık!"
- Cem'iyyete bir fırka dedik, tefrika çıktı;
- Sapsağlam iken milletin erkanını yıktı.
- "Turan ili" namıyle bir efsane edindik;
- "Efsane, fakat, gaye!" deyip az mı didindik?
- Kaç yurda veda etmedik artık bu uğurda?
- Elverdi gidenler, acıyın eldeki yurda!
|
|
(1918) |
|
 |
|
 |
|
|
|
|